Öğrenci Kolektifleri Ajanlık Teklifi Ve Tehditlere Karşı Basın Açıklaması Yaptı. “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”

19 Kasım Salı günü Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde yaşanılanlar esnasında kampüs önünden 1 üniversiteli gözaltına alındı. Gözalınan üniversiteliye, darp edildikten sonra bir takım polisler tarafından çeşitli isimler ve ailesiyle, Özel hayatıyla ve katıldığı eylem, etkinliklerle ilgili sorular sorulup, katılacağı eylemler, etkinlikler hakkında bilgi vermesi doğrultusunda maddi destek sağlanacağı, gözaltında kesilen idari işlem cezasının ödeneceği ve gelecekte iş desteği sağlanacağı söylenerek ajanlık teklif edidi

19 Kasım Salı günü Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde yaşanılanlar esnasında kampüs önünden 1 üniversiteli gözaltına alındı. Gözalınan üniversiteliye, darp edildikten sonra bir takım polisler tarafından çeşitli isimler ve ailesiyle, Özel hayatıyla ve katıldığı eylem, etkinliklerle ilgili sorular sorulup, katılacağı eylemler, etkinlikler hakkında bilgi vermesi doğrultusunda maddi destek sağlanacağı, gözaltında kesilen idari işlem cezasının ödeneceği ve gelecekte iş desteği sağlanacağı söylenerek ajanlık teklif edidi. Bir süre avukatıyla görüşülmesine izin verilmeyen üniversitelinin numarasını alan polisler ileriki zamanda arayacaklarını belirtti.
Öğrenci Kolektifleri, arkadaşlarının maruz kaldığı hak ihlalleri karşısında bugün İHD Ankara Şubesi’nde bir basın toplantısı gerçekleştirerek, öncelikle İHD’ye başvuruda bulunduklarını ve taciz ile tehditler devam ettiği takdirde kişilerin eşkalleri üzerinden suç duyurusunda bulunulacaklarını belirttiler.
Basın toplantısına katılan İHD Ankara Şubesi’nden Fatin Kanat, “üniversiteye dönük baskı, yıldırma ve susturma politikasıyla karşı karşıya olduğunu görüyoruz. Üniversite soran sorgulayan aydın kimliğiyle üniversite olabilir. Soran sorgulayan, biat kültürüne karşı duran bütün öğrencileri dönük ağır bir saldırı politikası izlendiğini, haklarında soruşturmalar açıldığını, ajanlık teklifi gibi uygulamalara devam edildiğini gözlemliyoruz, raporluyoruz,ilgili ve uluslararası kurumlarla paylaşıyoruz. Bu söz konusu olayın da takipçisi olacağımızı yineliyoruz” diye belirtti.
Kanat’ın ardından Öğrenci Kolektifleri adına Nisan ÇIRA basın metnini okudu. Basın metninde, “Rotasını daima en ileriye, halk için halk yararına, eşit, özgür bir ülkeye umuduna çizmiştir. Gençliğin bu umut dolu mücadelesinin önüne engebeler çıkartıp, karanlığa bürümeye çalışsalar da gençlik daima hepsini aşmıştır” sözleriyle baskı ve tehditlere karşı mücadelesinden vazgeçmeyeceğim vurgulandı. Çıra, “Bizler Öğrenci Kolektifleri olarak bugüne dek bu engeller karşısında en kararlı, inatlı mücadelemizi sürdürdük. Harçlara karşı parasız eğitimi, üniversitelerde toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı eşit, özgür üniversiteyi, gericiliğe karşı laikliği, karanlığa karşı bilimi, ırkçılığa karşı halkların kardeşliğini savunduk.” Sözleriyle öğrenci Kolektifleri’nin çalışmalarının neye karşı olduğunu vurguladı. Ardından, “Üniversiteye, bize dönük bu hukuk dışı uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir. Bizim bu zamana dek verdiğimiz mücadeleler ortadadır. Bizler eşit, özgür, demokratik üniversiteyi eşit,özgür, laik bir ülkeye kuracağız umuduyla mücadelemizi büyütmekte kararlıyız. Bu umuttan aldığımız cesaret ile bir kez daha söylüyoruz, biz bu tehditlerin hiçbirinden korkmuyoruz, mücadelemizden geri durmuyoruz, gençliğin bu iradesi karşısında korkması gerekenler sizlersiniz.” Sözleriyle açıklamayı sonlandırdı. Sonrasında üniversitelinin avukatı Mert Ekinci, “o gün Cebeci Kampüsü içerisinde yaşanılanların ve müvekkilinin başına gelenlerin hukuka aykırı olduğunu, hukuken de bu sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Ardından basın toplantısı sona erdi.
Ne olmuştu?
Öğrenci Kolektifleri, konu ve konuda bahsi geçen kişiler hakkında 26 Kasım 2018 tarihinde İHD’ne başvuruda bulunarak, taciz ve tehdit devam ettiği takdirde kişilerin eşkalleri üzerinden suç duyurusunda bulunulacağını belirtti.
19 Kasım Salı günü Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde gerçekleşen Mekteb-I Mülkiye Sempozyumu’na katılmak isteyen üniversiteliler sempozyuma alınmayacak, Özel Güvenlik Birimleri tarafından joplu saldırıya maruz kalmışlardı. ÖGB saldırısının ardından ise üniversitelilere ülkücü faşistler saldırmış ve üniversitelilerin kampüste çıkışı engellenmişti. Cebeci Kampüsü’ndeki arkadaşlarımın güvenliğinden endişelenen üniversiteliler ise kampüs kapısının önüne arkadaşlarını karşılamaya gittiklerinde polis tarafından saldırıya uğradılar ve Öğrenci Kolektifleri’nden 1 üniversiteli darp edilerek gözaltına alındı.

Öğrenci Kolektifleri’nin açıklaması:

Basına ve Kamuoyuna

Tarih boyunca halkı yoksulluğa, zulme sürükleyen iktidarlar karşısında gençlik hareketi mücadelenin en ön saflarında yer almıştır. Rotasını daima en ileriye, halk için halk yararına, eşit, özgür bir ülkeye umuduna çizmiştir. Gençliğin bu umut dolu mücadelesinin önüne engebeler çıkartıp, karanlığa bürümeye çalışsalar da gençlik daima hepsini aşmıştır. Gençliğin kararlılığı ve dinmeyen iradesi, her daim yeniyi kurmayı, aklı, bilimi örgütlemeyi ve eşit, özgür bir geleceği yaratıcılıkla inşa etme fikrini en ileriye götürmüştür. Bunun karşısında cebini doldurmakla, koltuğunu rahatlatmakla meşgul olan, krizin faturasını halka kesen iktidarlar her dönem gençliği kendisine tehdit olarak görüp, gençliğe türlü baskılar uygulayıp, yıldırmaya çalışmışlardır.

Bu türlü baskı, yıldırma politikaları gençliği mücadelesinden alıkoymaya yetmez. Bizler Öğrenci Kolektifleri olarak bugüne dek bu engeller karşısında en kararlı, inatlı mücadelemizi sürdürdük. Harçlara karşı parasız eğitimi, üniversitelerde toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı eşit, özgür üniversiteyi, gericiliğe karşı laikliği, karanlığa karşı bilimi, ırkçılığa karşı halkların kardeşliğini savunduk daima. Öğrenci Kolektifleri olarak, ulaşım zamları karşısında parasız, nitelikli ulaşımı savunduk, harçlarla krizin faturasını üniversitelilere kesenlerin kapısına dayandık, harçları geri çektirdik, üniversiteleri üniversite olmaktan çıkartıp, sermaye kapısına çevirmeye çalışanlara yumurtalarımızla cevap verdik, tacize, tecavüze, erkek şiddetine karşı üniversitelerde taciz yönergeleri ve birimleri için mücadele ettik, kazandık. Geleceğimizi karartanlar karşısında yapabileceğimiz bir şey var dedik, okumuş insan halkın yanındadır diyerek mahalle mahalle gezerek, üniversitelilerin aydın kimliğini mahallelere taşıdık. Van depreminde yardım eli, Soma’da madenci ailelerinin dayanağı, Zap Suyunda dayanışmanın köprüsü, Dikmen Vadisinde halkın barınma hakkı şiarını yükselttik, kepçelerin önünde barikat olduk. KHK’larla hocalarımızı ihraç edip, akademinin içini boşaltmaya çalışanlar karşısında hocalarımızla dayanışmayı yükselttik. Halk için halkın yararına verdiğimiz bu mücadele karşısında iktidar eliyle örgütlenen gözaltı, tutuklama ve çeşitli baskı yöntemleriyle mücadelemiz engellenmeye çalışılıyor. Bütün bunlara rağmen kararlığımız sürdüğü, irademizden ödün vermediğimiz için kuvvetleri bizzat üniversitede bulunan arkadaşlarımıza dönük ajanlık ve muhbirlik dayatmasıyla baskı yöntemlerini genişletmeye çalışıyor.

Geçtiğimiz salı günü Cebeci Kampüsü’nde gerçekleşen olaylar sonrasında Cebecideki arkadaşlarımızın güvenliğinden endişe ettiğimiz için Cebeci Kampüsü’ nün önüne arkadaşlarımızın çıkışını beklemeye gitmiştik o esnada beklerken polis saldırısına maruz kaldık. Ardından gözaltına alınan 1 arkadaşımız gözaltında önce darp edilmiş ardından, bir takım polisler tarafından çeşitli isimler ve ailesiyle, özel hayatıyla, dünya görüşüyle alakalı sorular sorulmuştur. Ardından katılacağı etkinlikleri haber vermesi doğrultusunda gözaltında aldığı idari işlem cezasının bizzat ödeneceği, maddi durumu için destek sağlanacağı, mezun olduğunda ise değerlendirebileceği iş teklifleri sunacaklarını söyleyerek ajanlık teklifinde bulunmuşlardır. Yakın zamanda da telefonla arayacağını belirterek, görüşmeyi teklif etmişlerdir. Bütün bunlarla birlikte arkadaşımızın avukatı ile görüşmesi engellenmiş, gözaltında çeşitli hak ihlalleri ile karşı karşıya bırakılmıştır. Kişiler ve yaşanılan hak ihlalleri hakkında İnsan Hakları Derneği’ne başvuruda bulunulmuştur ve bu taciz, tehdit devam ettiği takdirde kişilerin eşgalleri üzerinden suç duyurusunda bulunulacaktır.

Bunca zamandır uyguladıkları korku politikalarıyla başarıya ulaşamayan siyasi iktidar ve Emniyet güçleri bu çabalarının da boşa çıkacağını bilmelidir. Bilinmelidir ki bugünden itibaren Öğrenci Kolektiflerinden herhangi bir arkadaşımızın başına gelecek herhangi bir olaydan Ankara Emniyeti sorumludur. Baskı, gözaltı,tutuklama, ajanlık gibi tehditlerle istenilen şey başarılamayacak, bizi mücadelemizden alıkoyamayacaktır. Üniversiteye, bize dönük bu hukuk dışı uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir. Bizim bu zamana dek verdiğimiz mücadeleler ortadadır. Bizler eşit, özgür, demokratik üniversiteyi eşit,özgür, laik bir ülkeye kuracağız umuduyla mücadelemizi büyütmekte kararlıyız. Bu umuttan aldığımız cesaret ile bir kez daha söylüyoruz, biz bu tehditlerin hiçbirinden korkmuyoruz, mücadelemizden geri durmuyoruz, gençliğin bu iradesi karşısında korkması gerekenler sizlersiniz. Çünkü biliyoruz üniversite memlekettir, memleket susmaz.
Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz

ÖĞRENCİ KOLEKTİFLERİ

İlginizi çekebilir

Üniversiteden

Tayyip Erdoğan mezun olduğunu iddia ettiği üniversite kampüsüne ismini verdi

Tayyip Erdoğan uzun zamandır mezuniyet diplomasının varlığını kanıtlayamadığı Marmara Üniversitesi’nin inşaat halindeki kampüsüne ismini verdirdi Marmara Üniversitesi’nden mezun olduğuna ilişkin diplomasını yayımlayamayan Tayyip Erdoğan, üniversitenin inşaat halindeki kampüsüne kendi ismini veriyor. Marmara Üniversitesi’nin Maltepe’de inşa halinde bulunan arazisine belediye tarafından dikilen tabelada “Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi” ibaresi yer alırken Tayyip Erdoğan’ın üniversite mezuniyet diplomasının mevcudiyeti merak konusu olmaya devamı▶

Haberler

İÜ’de 10 Ekim anmasına polis “Şiir okuyamazsınız” diyerek saldırdı

10 Ekim’in yıl dönümünde katliamda yaşamlarını yitirenleri anmak isteyenler her tarafta polis saldırısıyla karşılaşıyor. Saldırıların engelleyemediği anma etkinliklerinden biri de İstanbul Üniversitesi Şiir Topluluğu tarafından örgütlendi İstanbul Üniversitesi Şiir Topluluğu üyeleri 10 Ekim katliamının yıl dönümünde hayatını kaybedenler anısına şiir okumak istedi. İlk olarak Özel Güvenlik Birimleri(ÖGB)’nin taciziyle karşılaşan üniversitelilere daha sonra polis saldırdı. “Şiir okuyamazsınız” diye bağıran polis, şiir devamı▶

Haberler

Trabzon’da KTÜ Kolektif Tiyatro Atölyesi ”Kazım İçin” sahne aldı

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde üniversitelilerin Kazım Koyuncu’yu anmak için gerçekleştirmek istediği etkinliğin KTÜ Rektörlüğü tarafından engellenmesinin ardından 29 Nisan Pazar günü Kolektif Tiyatro Atölyesi “Kazım İçin” sahnedeydi Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nde saat 20.00’da “Sen Hiç Ateşböceği Gördün Mü?” adlı oyunla sahne alan Kolektif Tiyatro Atölyesi, “Seni Seviyoruz Kazım” diyerek tiyatroseverlerle buluştu. Üniversitelilerin yoğun ilgi gösterdiği oyun, yürek ısıtan hikayesi ve güldürüsüyle devamı▶

Yazılarımız

Nerede o eski mahalleler? Çukur’da mı? – Onur Çahaloğlu* (Üniversiteli Gazetesi)

Yazıya başlarken şunları belirtmek isterim ki dizinin sanatsal boyutuna çok fazla takılı kalmadan, şu anda yayında olan dizilerin de ortak sorunu olan bazı konuları değerlendirip toplumda bıraktığı etkiyi ve sonuçlarını ele almak için yazıyorum. Samimi, biraz bizden olan halktan kopuk olmayan ya da bizim öyle sandığımız televizyon dizileri her zaman hoşumuza gitmiştir. Ne kadar bizden bir şeyler varsa o kadar devamı▶