Üniversiteli Gazetesi’nin şubat sayısı çıktı: Geçinemeyenler yönetilemezler!

Üniversitelilerin kolektif emeğiyle hazırlanan Üniversiteli Gazetesi’nin 59. sayısı “Geçinemeyenler yönetilemezler!” manşetiyle çıktı Gazetenin konu başlıkları şöyle: Köşe yazılarında; İstanbul Üniversitesi’nden Cihan Çiçek, “Tez-antitez, sonuç patates” başlığıyla ülke gündemini değerlendirerek yerel seçim sürecinde ortaya çıkan tabloyu aktarıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Emir Can Yıldırım, “Okumak için çalışmak istemiyoruz!” başlığıyla ekonomik krizin üniversitelilere yansımalarını ve okumak için çalışmak zorunda olma sorununu değiniyor. Yeditepe devamı▶

KOÜ’de Üniversiteli Gazetesi dağıtan öğrenciye kınama cezası verildi

Kocaeli Üniversitesi’nde Üniversiteli Gazetesi dağıtan öğrencilerden birine kınama cezası verildi, Eğitim-Sen gazeteyi kapısına asarak üniversitelilere destek verdi Kocaeli Üniversitesi’nde geçtiğimiz aylarda Üniversiteli Gazetesi dağıttığı gerekçesiyle soruşturma açılan üniversitelilerden birinin soruşturması kınama cezası verilerek sonuçlandırıldı. Eğitim-Sen gazeteyi kapısına asarak tepki gösterdi Kocaeli Üniversitesi tarafından verilen bu cezanın ardından Eğitim-Sen Kocaeli Şubesi, Üniversiteli Gazetesi’nin son sayısını kapısına asarak üniversitelilere destek verirken kınama devamı▶

Üniversiteli Gazetesi’nin aralık ayı sayısı çıktı: İsyan etmek için sebebimiz var!

Üniversitelilerin kolektif emeğiyle hazırlanan Üniversiteli Gazetesi’nin 58. sayısı “İsyan etmekiçin sebebimiz var!” manşetiyle çıktı Gazetenin konu başlıkları şöyle: Köşe yazılarında; İstanbul Üniversitesi’nden Umut Yıldız, “En özeli henüz özelleştirmedikleridir” başlığıyla AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana yandaşlarıyla el ele yaptığı kamusal alanların piyasacı dönüşümünü anlatıyor.Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Adem Erol, “Yurt çıkmazı: KYK, TÜRGEV, TÜGVA, ENSAR” başlığıyla gerici eğitim politikalarıyla öğrencilerin tarikat devamı▶

Üniversiteli Gazetesi’nin kasım ayı sayısı çıktı: Üniversiteye bütçe, öğrenciye söz hakkı!

Üniversitelilerin kolektif emeğiyle hazırlanan Üniversiteli Gazetesi’nin 57. sayısı “Üniversiteye bütçe, öğrenciye söz hakkı!” manşetiyle çıktı Gazetenin konu başlıkları şöyle: Köşe yazılarında; Anadolu Üniversitesi’nden Tuğçe Tekmil, “Ekonomik kriz, rejim ve üniversite” başlığıyla ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik kriz koşullarıyla üniversitenin ilişkisini anlatıyor. Trakya Üniversitesi’nden Hazar Dost, “Sayın rektör maaşınız ne kadar?” başlığıyla Sayıştay raporlarından doğru üniversitelerde ortaya çıkan yolsuzlukları anlatıyor. Yeditepe Üniversitesi’nden devamı▶

Üniversiteli Gazetesi’nin ekim sayısı çıktı: Kriz onların, üniversite bizim!

Üniversitelilerin kolektif emeğiyle hazırlanan Üniversiteli Gazetesi’nin 56. sayısı “Kriz onların, üniversite bizim” manşetiyle çıktı Köşe yazılarında; Ankara Üniversitesi’nden Görkem Göcen, “Tahtakurusu sorununun çözülmesi” başlığıyla ekonomik krizin ülkeye yansımalarını anlatarak Yeni Ekonomi Programı’nı inceliyor. İstanbul Üniversitesi’nden Ersin Filiz, “Krizin faturasını gençlik ödemeyecek!” başlığıyla ekonomik krizin üniversitelilere yansımalarını anlatıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Nisa Özkan, “Karma eğitim üzerine” başlığıyla AKP’nin uygulamaya çalıştığı cinsiyetçi devamı▶

Üniversiteli Gazetesi’nin Nisan sayısı çıktı: ”Akıl, bilim, özgürlük! Üniversite 1 Mayıs’a!”

Üniversitelilerin kolektif emeğiyle hazırlanan Üniversiteli Gazetesi’nin 55. sayısı “Akıl bilim özgürlük! Üniversite 1 Mayıs’a” manşetiyle çıktı Üniversiteli Gazetesi Nisan sayısının konu başlıkları şöyle: Köşe yazılarında; Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Ozan Erbaş “Şekere yerli ve milli saldırı” başlığıyla şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin yarattığı yıkımı anlatıyor. İstanbul Üniversitesi’nden Melda Karaoğlu “Akıl, bilim ve özgürlüğün savunulduğu yerde sizin sözünüz geçmez” başlığıyla üniversitelerde diktatörlüğe hayır diyen devamı▶

Üniversiteli Gazetesi’nin Şubat sayısı çıktı: Üniversiteler bizimdir!

Üniversitelilerin kolektif emeğiyle hazırlanan Üniversiteli Gazetesi’nin 54. sayısı “Üniversiteler bizimdir” manşetiyle çıktı   Üniversiteli Gazetesi Şubat sayısında; doğanın talanına ve gericiliğe karşı bilimi, erkekliğin ve bilim düşmanlarına karşı laikliği, sansüre ve baskıya karşı özgürlüğü, hacamatçıların karşı TTB’yi savunanların sözlerini aktarıyor. Gazetenin konu başlıkları şöyle: Köşe yazılarında; Anıl Aktaş “Çukur derinleşiyor” başlıklı yazısında barış talebine yönelik saldırı ile yönetememezlik arasındaki ilişkiyi anlatıyor. Doğan Barış devamı▶

Bilimi bir direniş hareketi olarak örgütlemenin vaktidir! – Tankut Serttaş* (Üniversiteli Gazetesi)

İktidar yasaları bilimle çelişse dahi bilim hakikati haykırmaktan vazgeçmemiştir. Zaten özü gerçeği arayış olan bir eylemin kalıcı olarak bastırılması ne kadar mümkün olabilir? Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde bir akademisyenin daha önce onaylanmış doktora tezinin sadece içindekiler kısmı kadar olduğu ortaya çıktı. Başka bir doktora tezinde işe alımlarda burçlara da dikkat edilmesi gerektiği savunuldu. Bir akademisyen bir televizyon programında Nuh’un cep telefonuyla devamı▶

Üniversiteli Gazetesi Aralık sayısı ”Geleceğimizi çaldırmayacağız” manşeti ile çıktı!

Üniversitenin gündemini takip eden, üniversitelilerin ortak çalışmasıyla yayınlanan Üniversiteli Gazetesi’nin Aralık sayısı çıktı. “Geleceğimizi çaldırmayacağız!” manşetiyle çıkan gazetede fakültelerdeki sorunlardan ülke gündemine kadar, üniversitelileri ilgilendiren pek çok konu bulunuyor Gazetenin Aralık sayısının içeriği şu şekilde: Kolektif’in Sesi yazısında yolsuzluklara, rüşvete, talana karşı üniversitenin bir adım öne çıkması vurgulanırken “Gençliğin geleceğe dair umutlarını çalıp vergi cennetlerinde istifleyenlere karşı mücadele vakti” denilerek gençlik mücadeleye devamı▶

Zaman zordu, en çok sanatı özgürleştirdik – Büşra Tanrıverdi* (Üniversiteli Gazetesi)

“Sanatın hangi kalesinde olursa olsun direnişin tarihi hangi zamana ve hangi koşullara denk geliyorsa sanatçı; bunu yansıtmakla ve bu estetik direnişin bir öznesi olduğunu belli etmekten çekinmemekle yükümlü olduğunu unutmamalıdır” “Her şey sanattır” söyleminin piyasanın ve sermayenin mottosu haline geldiği 21. yüzyılda devrimci sanat hala patronların kapısını çalmamakta ne kadar ısrarcıysa, asıl görevin devlet gücü altındaki sanatla militan sanatı birbirinden devamı▶

1 2 3