Sahne bizim, değiştirelim!

Kazanmak güzel şey. Kazanılanı korumak; hem de tüm devlet gücüne, yalana, tehditlere rağmen korumak ise paha biçilemez. Bu yazı yazıldığı sırada henüz İmamoğlu’nun mazbatası verilmedi. (12 Nisan) AKP İstanbul’u kaybetmemek için her yolu deneyeceğini açıkça ortaya koydu. Ancak açıkça ortaya konan ve sürecin asıl belirleyeni olan ise “halkın iradesi”. Bu andan itibaren devlet gücünü elinde bulunduranlar, halka rağmen/halk iradesine karşı devamı▶

Her şeyi değiştirmek için cüret et!

Tek Adam rejimi yerel seçim öncesi ülkede bir düşman bulmak zorundaydı ve düşman gösterdiği halk bu memleketin en az yarısı. İktidara geldiği günden beri gençliğe, açlık, sefalet, geleceksizlik ve güvencesizlikten başka hiçbir şey sunmayan Saray eşrafına sözümüz nettir: “Halk düşmanısınız!” “Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor!” cümlesi Fransa sokaklarında yankılanmakta. Zamlara, vergi artışlarına, yoksullaşmaya, neoliberalizme karşı çıkan “sarı yelekliler” hareketini; Macron’un eğitim devamı▶

Bedavacı değiliz, haklarımızı savunacağız!

Bedavacı değiliz üniversiteliyiz. Halkın refahı, ülkemizin özgürlüğü ve emeğin kurtuluşu için özerk-demokratik üniversite mücadelesini büyüteceğiz. Özgür bilgi üretimini saraya karşı haklarımızı savunarak seferber edeceğiz “Ocak ayından itibaren lisans öğrencilerine 500 lira, yüksek lisans öğrencilerine 1000 lira, doktora öğrencilerine 1500 lira ödenmeye başlanacak. Bunlar bizim iktidarımızın ülkemizde sağladığı gelişmelerdir. Burslu öğrenci sayısı bu yıl 150 bine ulaştı. Gençlerimizde şöyle bir anlayış devamı▶

Bir üniversitede bir Saray’dakinden farklı düşünülür!

Erdoğan’ın yurt dışındaki bilim insanlarını Türkiye üniversitelerine davet ettiği bir anın tam da ortasında gerici-piyasacı tahakkümün ablukası altında, her ile üniversite propagandalarının arasından nasibini niteliksiz eğitim ve geleceksizlikle almış bir kuşak bu. Huzursuzluk yükseliyor… 7 Haziran ve 15 Temmuz’un ardından toplumun tüm kesimlerine kendini erkek egemenliği, dinci gericilik, mezhepçilik, kent ve doğa talanı, çocuk istismarı, emek düşmanlığı, bilim düşmanlığı, hukuksuzluk, devamı▶

Bu hikâyeyi gençlik T A M A M layacak

Erdoğan’ın gayrı meşru iktidarını sürdürmek için yeni hamlesi baskın seçime karşı gençliği bir adım öne davet ediyoruz! Seçime ilişkin tavrımız; gençliği bağımsız bir politik özne olarak yani gençlik hareketi olarak örgütleme iddiasıdır. Erdoğan’ı durdurmaya, meclis çoğunluğunu cumhur ittifakından almaya ve bu ülkeyi akıl ve bilim ışığında yeniden kurmaya çağırıyoruz 16 yıllık iktidarında gençliğe ve üniversiteye dair ikna edici, ilerletici hiçbir devamı▶

Üniversiteler bizimdir, memleket bizim!

Her ne kadar dillerde 2019 olsa da zihinlerde işi daha önceden bitirmek var. O yüzden de “halimizi” biraz daha olağanüstü kılmak için OHAL’in yanına bir de savaşı ekliyor. Afrin’e yapılan operasyonla Tayyip Erdoğan, dışarıdaki istikrardan çok içerideki istikrarı elde etmiş gibi duruyor. 15 Temmuz’da geçici de olsa “milli birlik ve beraberlik gerekliliği” üzerinden sağlanan kontrgerilla merkezindeki mutabakatın sonrasında giderek zayıfladığı, devamı▶

Gençliğin geleceğe dair umutlarını çalıp vergi cennetlerinde istifleyenlere karşı mücadele vakti!

OHAL’i gündelik yaşantının bir parçasından öte özü haline getirmeye çalışıyorlar. Yurdun dört bir köşesinde ayda bir “bir aylık eylem yasağı” kararları çıkıyor. Polis şiddeti, tutuklamalar, soruşturmalar hiç olmadığı kadar aleni. Tayyip Erdoğan, kendi diktatörlüğünü kurma yolunda 16 Nisan’da bir eşiği atlamış durumda ama kendi krizlerini çözebilmiş değil.  Dillerde 2019 lafı dolaşsa da Tayyip Erdoğan, ‘işi’ 2019’a bırakmak istemiyor. Diktatörlük inşası devamı▶

Yeni dönem deklarasyonu: Özgürlük hemen şimdi!

Öğrenci Kolektifleri yeni dönemde gençliğin özgürlük ve gelecek kavgasının fitili ve örgütleyicisi olmak için tüm gençliği birlikte mücadele etmeye davet ediyor Tarihi bir hesaplaşmaya doğru yol alıyoruz. Yaşamayı her gün bir önceki günden daha ağır hale getirenlere karşı, yaşamı her gün bir önceki günden daha güçlü kavrayanların kavgası alevleniyor. Bir yanda Erdoğan ve inşa etmeye çalıştığı diktatörlük rejimi, diğer yanda devamı▶

Adalet, laiklik, demokrasi mücadelesinde gençlik bir adım öne!

Gezi, 7 Haziran, 16 Nisan Referandumu derken halk kitlelerin çeşitli hamleleri ve kazanımları karşısında A,B,C ve alfabenin geri kalan harflerini kullanmaya hazır planları olan Erdoğan iktidarının planları baskı ve şiddet aygıtlarını kullanmaktan, halk kitlelerini hedef almaktan öteye gitmemektedir. “Allah’ın bir lütfu” olarak nitelendirdikleri 15 Temmuz darbe girişiminin ardından binlerce kamu emekçisini ihraç eden birçok gazeteciyi, insan hakları savunucusunu tutuklayan Erdoğan-AKP devamı▶

Bu yaz ne yapsak az: Ülkeye adalet, üniversiteye özgürlük gelecek!

Ne yapacağını bilemedikçe, baskı aygıtlarını daha da arttıran çürümüş iktidarın karşısındaki mücadele devam ediyor. Saray, çürümüş iktidarını gericilik, hukuksuzluk, kadın düşmanlığı ve karşısındaki her türlü muhalefete karşı dur durak bilmeyen saldırılarla sürdürse de, elinde uzun soluklu bir reçete yok. Referandum öncesi,  “Tek Adam” anayasası için bütün imkânlarını seferber eden AKP-Saray iktidarı,  “Evet” i örgütlemekte başarısız olduğunu fark edince çareyi “HAYIR”ın devamı▶

1 2 3 5