Ankara Öğrenci Kolektifleri, AKP’nin “Muhbir Açılımına” karşı sokaktaydı

Ankara’da Öğrenci Kolektifleri üyesi üniversiteli, devlet görevlilerince tehdit edildi, muhbirliğe zorlandı. Yerel seçimler sonrasında çeşitli operasyonlarla tüm muhalefete karşı gözdağı veren AKP’nin yeni ‘muhbir açılımına’ karşı üniversiteliler sokağa çıkı.

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi ve Öğrenci Kolektifleri üyesi Çağrı Yılmaz yolda önünü kesen iki şahıs tarafından tehdit edildi ve muhbirliğe zorlandı. İşbirliği karşısında para teklif edildi.

“Satılık AKP’nin satılık polislerine karşı onurumuza sahip çıkıyoruz” diyen Öğrenci Kolektifleri’nin bugün saat 13.00’de Yüksel Caddesi’nde düzenlediği eyleme KESK, Eğitim-Sen, İHD, Halkevleri, ÖDP, SP, Sürekli Devrim Hareketi, Ankara Anarşi İnisiyatifi, SGD, YDG-M, Gençlik Muhalefeti, DPG de destek verdi. “AKP Kendisine Muhbir Arıyor! Paranız Sizin Olsun, Bizim Onurlu Bir Tarihimiz Var!” pankartının açıldığı eyleme katılan yaklaşık 150 kişi “AKP paranı al başına çal”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “AKP’den hesabı gençlik soracak” sloganlarıyla olayı protesto etti.

Kendisine muhbirlik teklif edilen Öğrenci Kolektifleri üyesi Çağrı Yılmaz, yaşananları şöyle anlattı:

“Adım Çağrı Yılmaz. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisiyim. 16 Nisan Perşembe günü öğleden sonra 3 sularında Ziya Gökalp Caddesi üzerinde arkamdan yaklaşan iki şahıs tarafından durduruldum. Bana kendilerini hatırlayıp hatırlamadığımı sorarak hemşeri olduğumuzdan bahsettiler. Israrla kim olduklarını sormama rağmen “Tanırsın bizi” diyerek önünde bulunduğumuz Happy Days isimli kafeye beni davet ettiler. Babamın, kardeşimin ve arkadaşlarımın isimlerini vererek birkaç soru sordular. Ardından kendilerinin devlet görevlisi olduklarını söyleyerek, üniversite öğrencilerinin birçoğuyla görüştüklerini, onlara çeşitli yardımlar yaptıklarını anlamaya başladılar. “Bana muhbirlik mi teklif ediyorsunuz” diye sordum. Adının Salih olduğunu ve Artvinli olduğunu söyleyen kısa kızıl saçlı, kirli sakallı, hafif şişman, 1.65 boylarındaki şahıs “bizi yanlış anladın, sadece yardımcı olmaya çalışıyoruz” diyerek benim hakkımda ellerinde bulunan birçok bilgiyi sıralamaya başladı. Kendileriyle herhangi bir ilişkim olamayacağını söyleyerek yanlarından ayrıldım. Bu arada yaşadıklarımı diğer kolektifçi arkadaşlarımla paylaştım ve tekrar ararlarsa kimliklerini öğrenmek ve savcılığa suç duyurusunda bulunmak için görüşmeye karar verdim. 18 Nisan Cumartesi günü öğleden sonra 3 civarında Milli Müdafaa Caddesi üzerindeki Yeni Karamürsel Mağazası’nın önündeyken 0 312 434 11 65 numaralı telefondan arandım. Arayan aynı şahıslardan birisiydi. Görüşüp görüşemeyeceğimizi sordu. Ardından diğer şahıs yanıma yaklaşarak biraz sohbet etmek istediklerini söyledi. Aşırı ısrarları ve zorlamaları neticesinde beni GMK Bulvarı üzerindeki Ayma Kebap lokantasına götürdüler. Daha oturmadan “burada belki tanıdık vardır” diyerek, Maltepe Metrosu’nun karşısında bulunan ciğerciye götürdüler. Yine bana yardımcı olabileceklerini, beni ve kolektifleri iyi tanıdıklarını söylediler. Üniversitede katıldığım anayasa ve yasalarla korunan düşünce ve ifade hürriyetini kullanmanın ötesinde konusu hiçbir biçimde suç teşkil etmeyen birkaç etkinliği anımsatarak boş şeylerle uğraştığımı, kendime yazık ettiğimi, kandırıldığımı söyleyerek bunların ileride başıma bela olacağını ve istersem bana maddi yardımda bulunabileceklerini söylediler. Kendilerine böyle bir şeyi istemediğimi defalarca söylememe rağmen, masanın üzerine A 128 421835 seri numaralı 100 tl parayı bırakarak bunu harçlık yapmamı, onlara yardımcı olursam devamının da geleceğini söylediler.”

Eylemde Öğrenci Kolektifleri adına yapılan açıklamada AKP’nin piyasacı, gerici, işbirlikçi, faşizan yüzünün yanı sıra bugün “AKP’nin onursuz yüzünün” açığa çıktığı ifade edildi. Dağıttığı beyaz eşya, kömür, makarnalarla halkı dilencileştiren, halkın onuruyla oynayan AKP iktidarının; “parasız eğitim” mücadelesi veren, “Ülkemizi ve Üniversitemizi AKP’ye Bırakmayacağız” diyen, “Krizi de AKP’yi de Teğet Geçmiyoruz” diyen, “Şirket değil Belediye İstiyoruz” diyen Öğrenci Kolektifleri’nin karşısına da aynı onursuzlukla çıkma cüretini gösterdiğini söyleyen üniversiteliler “AKP’nin bu onursuz adımları ve sözde devlet görevlileri ne korkutabilir ne de yıldırabilir. Bizi ancak daha da öfkelendirir ve daha fazla mücadele etmemizi sağlar” dedi.

Eylemin sonunda polislere “paranız bizde, gelin alın” diye seslenen öğrenciler çağrılarına yanıt alamamaları üzerine şaşırmadıklarını belirterek parayla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını duyurdular.

Üniversiteliler Tayyip Erdoğan ve AKP hükümetine şu soruları yöneltti:
– Üniversite öğrencilerine belediyeler tarafından verilen bursları kestiniz, Anayasa Mahkemesinin kararı var dediniz, bursları Kredi Yurtlar Kurumu aracılığıyla verme imkanınız varken vermediniz. Peki şimdi hangi sıfatla ve nasıl bir “devlet görevlisi” tanımıyla üniversite öğrencilerine kendinize bilgi sağlanması için burs yardımında bulunma teklifini sunuyorsunuz?
– İnsanları takip ederek, telefonlarını dinleyerek, sokak ortasında çevirip huzursuzluk yaratmaya çalışarak hangi devlet görevini yerine getiriyorsunuz? Yoksa o devlet görevlisi şahıslar kendisini padişah gibi gören Tayyip Erdoğan’ın yeniçerileri mi?
– Parasız eğitim, insanca bir yaşam, onurlu bağımsız ve kardeşçe yaşanabilir bir ülke için mücadele eden, demokratik haklarını kullanan üniversite öğrencileri sizin için nasıl bir tehdit oluşturuyor ki, karşımıza çıkıp “bizimle anlaşırsan sana para veririz” gibi tehditkar bir tavır takınabiliyorsunuz?
– Sizler ülkeyi soyup soğana çevirebilirsiniz, yolsuzlukta ve işbirlikçilikte sınır tanımayabilirsiniz, en temel haklarımızı satılığa çıkarabilirsiniz, milyar dolarlar karşılığında anlaşmalar yapabilirsiniz. Peki bizi de kendiniz gibi “onursuz ve parayla satın alınabilir” kişiler olarak mı görüyorsunuz?
– Son bir sorumuz daha var. Gençliğin isyanından ve öfkesinden bu kadar çok mu korkuyorsunuz? Cevabı biz verelim: Evet hem de çok korkuyorsunuz ve korkmakta haklısınız!

İlginizi çekebilir

Haberler

Suç ortaklarının kavgası pislik, bizimkisi umut saçıyor! – Fatih Daşğın*

AKP ve Cemaat’in suç ortaklığının ortaya saçtığı pisliklerle gördüğümüz tam bir çürümüşlük. Birlikte yapılan yolsuzluklar, işlenen cinayetler, savaş suçları, birlikte yapılan hırsızlıklar bu çürümüşlüğün yansımalarıdır. Ülkeye ve halka karşı işlenen suçların ortak sorumluları olan iki halk düşmanı odağın birbirini yok etmek için giriştiği amansız bir kavgada şimdilik yenilmiş gözüken Cemaat tarafı, birlikte işlenen suçların üzerine yıkıldığı taraf. Bu suç ortaklığının devamı▶

Haberler

Memleketin dört bir yanında üniversiteliler yeni yıla çocuklarla beraber girdi

Ülkenin dört bir tarafında üniversiteliler, yeni yıla mahallelerde yaptıkları çocuk şenlikleriyle girdi Üniversiteliler yeni yıla memleketin dört bir yanında yaptıkları çocuk şenlikleriyle girdi. Okumuş İnsan Halkın Yanındadır kampanyası kapsamında üniversitelerde topladıkları kitapları ve oyuncakları gittikleri mahallelerde çocuklarla buluşturan üniversiteliler, düzenledikleri şenliklerle çocuklara yeni yıl öncesi umut oldu. Kocaeli Kocaeli Çamlıtepe’de üniversiteliler çocuklara umut oldu. Dayanışma ile toplanan oyuncak ve kitapları devamı▶

Haberler

Yüz binlerce öğrenci kredi borcunu ödeyemedi

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi’nin Bilgi Edinme Kanunu kapsamında yaptığı başvuruya KYK’den gelen yanıt,kredi kullanan 1.156.832 öğrencinin 239.097’sinin borcunu zamanında ödeyemediğini ortaya koydu Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı’ndan gelen yanıta göre öğrenim kredisi alan 1.156.832 öğrencinin ana para 11.899.007.628 lira, kanun gereği eklenen endeks 1.259.649.909 lira olmak üzere devamı▶

Yazılarımız

Siz kime darbeci diyorsunuz? – Meziyet Yıldız*

Her sene ODTÜ kayıt günlerinde yeni kazanan öğrenciler AŞTİ’de bekleyen cemaatçilere muhtaç olmasın diye AŞTİ’de Mezunlar Derneği ile birlikte yeni kazananları karşılayanlar da ODTÜ’lülerdi. ODTÜ Öğrencileri’nin yayınladığı “Ne darbe ne diktatörlük” başlıklı bildiri ODTÜ’yü yine yandaş medyanın hedefine oturttu. Akit, Yeni Şafak, Takvim gibi medya kurumlarınca ODTÜ’lüler darbe destekçisi olmakla suçlandı. Hemen ardından da Ankara Valiliği tarafından ODTÜ’lülerin kampüs içerisinde devamı▶