ODTÜ Kolektif: “Verşan Kök’ü de her tür nefret ve ayrımcılığı da ODTÜ’den def edeceğiz!”

ODTÜ Rektörü Verşan Kök’ün yasaklaması sonucu kampüsü polis ordusunun işgal ettiği ve 22 kişinin göz altına alındığı 9. ODTÜ Onur Yürüyüşü’ne dair ODTÜ Öğrenci Kolektifi bir açıklama yaptı. Açıklamayı sizlerle paylaşıyoruz

  1. ODTÜ Onur Yürüyüşü’ne dair açıklamamızdır:

Verşan Kök’ü de her türlü nefret ve ayrımcılığı da ODTÜ’den def edeceğiz!

10 Mayıs 2019 günü ODTÜlüler tarafından tarihe bir not olarak düşülmüştür. O gün yapılan 9. ODTÜ Onur Yürüyüşü pek çok yönden tarihe geçen bir eylem olmuştur. Gerek meşruiyeti uzun süredir tartışılan, atanmış Rektör Verşan Kök’ün artık tutunabildiği hiçbir meşru zemininin kalmaması açısından, gerek ODTÜ’deki öğrenci hareketinin polis kaygısındaki bir eşiğin aşılması açısından, gerekse de nefrete ve ayrımcılığa karşı mücadelenin ODTÜ’de homofobik Verşan Kök’e karşı mücadelede ne derece kritik bir yerde durduğunun net olarak görülmesi açısından.

Verşan Kök’ün ODTÜ’de hiçbir meşruiyeti kalmamıştır!

Ankara Valiliği’nin OHAL varken koyduğu LGBTİ+ etkinliklerinin bütününe yönelik olan yasak mahkeme kararıyla bozuldu. Ancak ODTÜ’nün kayyumu Verşan Kök, ısrarla yasağın sürdüğünü yinelemeye devam etti. Hatta ODTÜ Rektörlüğü’ne karşı açılan davalarda da Ali Cengiz oyunlarıyla yapılan savunmalarla baskıcı ve homofobik tavrın yasal kılıfını oluşturmaya çalıştı.


10 Mayıs 2019’da yapılacağı duyurulan 9. ODTÜ Onur Yürüyüşü için kampüse bizzat ODTÜ Rektörlüğü tarafından polis çağrılmıştır. Polis, yaptığı anonsta dahi defalarca “ODTÜ Rektörlüğü tarafından yasaklanan eylem” diye bahsetmiştir. Bizzat Verşan Kök tarafından çağrılan polis, kampüs içerisinde adeta barbarlık yapmıştır. Yürüyüşe katılmak isteyen öğrencilere sert şekilde saldıran polis, çevredeki yemek yiyen insanların dahi tepsilerini dağıtarak adeta fetih hareketine katılmış asker edasıyla kampüste terör estirmiştir. Bizzat Verşan Kök tarafından çağrılan polis, kampüs içerisinde 21 öğrenci arkadaşımızı ve 1 hocamızı vahşice göz altına almıştır. Bunca yaşanan olayın tek müsebbibi Verşan Kök’ten başkası da değildir. ODTÜ tarihinde şimdiden kara bir leke olarak anılan Verşan Kök’ün hiçbir meşruiyeti kalmamıştır. Gerek kampüs içerisinde polisin estirdiği teröre verilen tepkiler, gerek sosyal medyadaki gruplar üzerinden verilen tepkiler de doğrudan veya dolaylı olarak Verşan Kök’ü hedef alması bu durumun en net göstergesidir. Verşan Kök, derhal istifa etmelidir!

Nefrete, ayrımcılığa ve baskılara karşı mücadelemiz sürecektir!

9.ODTÜ Onur Yürüyüşü bize nefrete ayrımcılığa ve faşizme karşı mücadelenin ODTÜ nezdinde ne kadar ileriye gidebileceğine dair bir ipucu verdi. İktidarın en tepesinden en alt yönetim birimlerine kadar örgütlenen her türlü nefret ve ayrımcılığa karşı mücadelenin ise iktidar açısından nasıl bir beka sorunu olabileceğini gösterdi bize bu yürüyüş. Nefretten, şiddetten, ayrımcılıktan uzak bir yaşam arzusunun ne kadar geniş bir tabanda olduğunu ve bu arzunun ne kadar militanlaşabildiğini gösterdi. Bu kararlılık ve irade ile her türlü nefrete, ayrımcılığa, baskıya ve şiddete karşı mücadelemiz de sürecektir.

ODTÜ’deki öğrenci hareketi önemli bir eşiği aşmıştır!

Geçtiğimiz seneki Devrim Yürüyüşü ve Onur Yürüyüşü dahil olmak üzere ODTÜ’deki öğrenci hareketinin uzun süredir süren polis kaygısında ciddi bir eşik aşılmıştır. Çeşitli toplantılarda çeşitli gençlik örgütlerinin ısrarla tekrar ettikleri ve tartışmaları çıkmaza soktukları, kampüse polisin girmesi durumunda dirayetli bir duruş sergilenemeyeceğine dair kaygıları 10 Mayıs 2019 tarihinde ODTÜlüler tarafından boşa düşürülmüştür. Gerek ilk toplanma anındaki manevralar gerek polisin saldırısı sonrası göz altına alınan kişileri korumaya yönelik hamleler, gerek ilk gözaltılardan sonra dahi eyleme devam etme kararlılığı, yasaklanan eylemi kampüsün her yanına yayma iradesi ve sonrasında saatlerce gözaltına alınan arkadaşlarını hastane önünde bekleme iradesi bu tartışmaların kitle nezdinde çoktan aşıldığını göstermektedir.
Verşan Kök’ün aldığı tavrın yarattığı öfke ise son dönemlerin en büyük potansiyelini barındırmakta. Açıktan savunulabilecek tek bir yanı kalmayan Verşan Kök’e karşı yürütülecek mücadelenin önü hiç olmadığı kadar açık. ODTÜ öğrencilerinin, akademisyenlerinin, emekçilerinin ve mezunlarının ortak bir mücadele kanallarının yaratılması bugünün acil ihtiyacıdır. Ülkenin genel siyasal atmosferi içerisinden baktığımızda bu ihtiyaç, ODTÜ aydınlık geleceğinin çok daha ötesinde bir anlam ifade ediyor. AKP iktidarıyla doğup büyümüş koca bir gençlik kitlesine ve tüm Türkiye halklarına karşı bir sorumluluğu vardır bugün ODTÜ’nün. Verşan Kök’le birlikte onun temsil ettiği siyaseti, nefreti, ayrımcılığı ODTÜ’den def edecek bir hareketi geliştirmek bahar hasreti çeken milyonlara karşı sorumluluğudur ODTÜ’nün. Bu sorumluluktan da payımıza düşeni üstleneceğiz.

İlginizi çekebilir

Yazılarımız

Bir bilim insanı adayından Aziz Sancar’a açık mektup- Deniz Can Sarıkaya*

2015 Nobel Ödülü sahibi Aziz Sancar’ın , “siyasetle uğraşmayın, bilimle uğraşın, bilim yapın” sözleri üniversiteliler tarafından tepki çekti. Konuya dair İstanbul Öğrenci Kolektifleri üyesi Deniz Can Sarıkaya’nın yazısını sizlerle paylaşıyoruz: Nobel ödülü aldığınız gün İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde birlikte bilim dergisi çıkarttığımız arkadaşlarla tartışırken bu çalışmanın heyecanını paylaştık. Bu heyecan arkasından gelen “Gençlere bilim insanından öğüt; siyasete bulaşmayın bilimle uğraşın” açıklamasıyla devamı▶

Haberler

Ufacık bir vapur, iki şarkı, dört HAYIR-Ali İlengiz*

Bu süreçte AKP’nin evet için tüm baskı aygıtlarını kullanacağı açık. Ancak bizlerin de vapur eyleminden yaptığımız gözlemde olduğu gibi direnişi yaygınlaşarak büyütmek ve ”Tek Adam” dayatmasına karşı yaşamı örgütlemek gerekiyor Önümüzdeki baharda bir referandum olacağı kararı uzunca bir dönem kulaktan kulağa yayılıyordu. Yakın zamanda ise aceleye getirilen bir taslağın meclisten geçmesi ile artık referanduma giden süreç gündemin göbeğine oturdu. Referanduma devamı▶

No Picture
Haberler

Eskişehir Öğrenci Kolektifleri’nden Kızıldere anması

Kızıldere katliamından 37 yıl sonra Mahir Çayan ve 9 yoldaşının, emperyalizme, faşizme ve gericiliğe karşı gösterdikleri onurlu direniş Eskişehir Öğrenci Kolektifleri tarafından anıldı. On’ların 37 yıl önce gösterdikleri mücadelenin, bugün üniversitelilerin “demokratik üniversite, parasız ve eşit bir eğitim, insanca bir yaşamın olacağı kardeşliğin ülkesini kurmak” için verilen mücadeleye ışık tuttuğu ifade edildi. Esişehir’de Öğrenci Kolektifleri 30 Mart Pazartesi günü Yunus devamı▶

Haberler

Çanakkale’de “Hayır” diyen 3 kişi serbest

Çanakkale’de Tayyip Erdoğan’ın gelişi öncesi “Hayır” çalışması yapan 35’dan fazla kişi operasyonlarla gözaltına alınmıştı. Bugün gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı Çanakkale’ye temel atma bahanesiyle ”evet” propagandası yapmaya giden Erdoğan için ”hayır”çalışması yapanlara “önleyici gözaltı” talimatı verilmişti. “Önleyici gözaltı” talimatıyla  30’dan fazla kişi evlerine ve yurtlarına operasyon yapılarak gözaltına alınmıştı. Bugün gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı. Gözaltında olan 16 devamı▶