Üniversitelilerin barınma hakkı var – Öğrenci Kolektifleri (kolektifler1.net)

Birçok öğrenci üniversiteli olmaya adım attı geçtiğimiz günlerde. Heyecanlı üniversiteli adayları ve endişeli veliler kayıt sırasında ödedikleri harçları, kayıt paraları ve daha kılıfına uydurulmuş birçok harcamayı ayak basar basmaz yapmak zorunda kaldı. Halledilmesi gereken bir şey daha var bu andan itibaren, barınma probleminin çözülmesi.

Her sene başında gündeme gelen, zamanla üniversitelilerin kendi kaderine terk edildikleri barınma sorunu yine aynı düzlemde başlıyor. Peki, birçoğu yaşadıkları illerin dışındaki illere üniversitede eğitim almak için giden üniversite öğrencileri üniversitedeki bu sorunun neresinde durmakta? Tam da ortasında aslında. Sistemin yarış atlarının kendilerine yüklenen sorumluluklar ve umutlar ışığında kazanılan üniversiteye geldiklerinde çok geçmeden yüzleştikleri barınma problemi karşısında ise ailelerin çocuklarının ortada kalması kaygılarıyla birlikte derme çatma çözümler üretilmek zorunda kalınmaktadır.

Üniversitelerde okuyan öğrenci sayısının 1,7 milyonu bulmasına karşın, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun (YURTKUR) Türkiye genelindeki yurt kapasitesinin 217 bin olması, bu yıl kayıt olacak yüz binlerce üniversitelinin barınma sorunuyla yüzleşeceği gerçeğini bir kez daha ortaya koydu. YÖK’ün yaptığı kontenjan artışları ve AKP hükümetinin gerekli altyapıları hazırlanmadan her ilde açtığı bazıları gecekondu olan üniversitelerle birlikte iş daha da içinden çıkılmaz bir hal almaktadır. YÖK’ün kontenjan artışlarıyla üniversiteye yerleşecek öğrenci sayısını 90 bin arttırarak 617 bine çıkarmasına karşın YURTKUR, yeni akademik yıl için 210 bin olan kapasitesini yalnızca 7 bin arttırarak 217 bine yükseltebildi. YURTKUR 2008-2009 akademik yılında da yurt için başvuran yaklaşık 400 bin öğrenciden yalnızca 89 bin 579’unu doğrudan devlet yurduna yerleştirebilmiştir.

Kapasiteleri yetersiz olan devlet yurtlarının barınma koşulları ise hiç de parlak değil. Odalarda mevcut kişi sayıları standartların çok üstünde. Bu yurtlarda kalan üniversitelilerin yüzde 41`i, bir odada 6 veya daha fazla kişiyle beraber kalmak zorunda. Ayrıca yurt içerisindeki ortak paylaşım alanlarında(tuvalet,banyo,vs.) var olan hijyen sorunları ise sağlıksız bir yaşam ortamı sunmaktadır.

Genel yurtlarda barınma ücretleri aylık 84 TL; standardı yüksek yurtlarda ise 96 ila 165 TL arasında değişmektedir. Depozito bedelleri de genel yurtlarda 175 TL’yi bulurken diğer yurtlarda 180 TL’den 270 TL’ye kadar değişiyor. Yapılan yeni yurtların tenis kortlarının varlığıyla ve süit odalardan oluşmasıyla övünülmekte ancak bu yurtların fiyatlarının ise özel yurtlardan farksız hale getirilmesiyle üniversitelilerin her kesimine hitap etme konumundan çıkarılmaktadır.

Diğer bir yandan özellikle Anadolu illerindeki devlet yurtlarındaki faşist yapılanmalar da oldukça etkin. Aydın, demokrat, ilerici üniversiteli kimliğine olan baskılar sistematik olarak devam etmektedir. Yurtlarda güvenliği sağlamak amaçlı olduğu söylenen güvenlik kameraları ve parmak iziyle geçiş sistemi kurulması vb. birçok uygulamada gösterilen özen ise faşist, gerici yapılanmalar tarafından dinledikleri müzikten, okudukları gazeteye kadar takip edilen, kimliklerine ve inanç özgürlüklerine müdahale edilen öğrenciler konusunda ihmal edilmektedir.

Yurtların sosyal, kültürel yönlerden yoksunlukları ise diğer bir sorun. Bulunduğu birçok yerleşkede ulaşım imkânlarından muaf bırakılmakta, yalıtılmaktadır. Giriş çıkış vakitleriyle ilgili gerici ve baskıcı uygulamalara ise özellikle kız yurtlarında son hız devam edilmektedir. Daha da ileri gidilerek olası geç kalma ve yurda gelememe durumları ailelere haber verilerek, özgür bireyin özel yaşamına müdahale edilmektedir. YURT-KUR Genel Müdürü Hasan Albayrak ‘Şimdi öğrenci, kartını makineye okutup, girip çıkıyor. Annesi babası çocuğuna ulaşamadığında, yurdu aradığı takdirde onlara giriş çıkış saatleri bildiriliyor’ diyerek zihniyetlerini açıkça özetlemiştir.

Tayyip Erdoğan’dan barınma sorununa çözüm

Yurtlar konusunda bir başka açıklama yapan Hasan Albayrak sıkıntılara birer birer çözüm bulmaya çalıştıklarını, her yeni yurt açılışında eski olumsuz görüntüyü ortadan kaldırmaya çalıştıklarını belirterek ‘Sayın Başbakanla Afyon’da yurt açılışına gittik. Başbakanımız, dolapları inceledi ve öğrenci dolaplarının içine ayna yerleştirmemiz talimatını verdi. “Öğrenci sabah dolabını açtığı zaman ilk kendini görsün” dedi’ açıklamasıyla da var olan bunca sorunun çözümüne ne denli uzak olduklarını göstermişlerdir.

Gerek nicelik gerekse nitelik yönünden fazlasıyla eksik olan yurtlar konusu üzerine piyasacı, gerici AKP hükümetinin atıllığını anlamak ise çok da zor değil. Devlet eliyle barınma hakkından yoksun bırakılan öğrencilere adres olarak da açıkça tarikat ve cemaat yurtları gösterilmektedir. Birçok üniversitenin kayıt günlerinde, üniversite bileşenleri olan kulüplerin dahi masa açıp tanıtım yapmalarına izin verilmezken tarikat ve cemaat yurtlarının bu konuda hiç zorlamadıkları ve ne kadar cüretkâr davrandıkları açıktır. AKP hükümetinin bu ortamın yaratılmasındaki rolü ise nettir.

Kayıt sırasında gelecek kaygıları, harç ve kayıt paraları gibi nice sıkıntılarla uğraşmak zorunda kalan öğrencilere ve velilere ise bu ortamda fazla bir seçim şansı bırakılmıyor. Devlet tarafından yol verilen, maddi anlamda diğer özel yurtlara göre nispeten daha uygun olan tarikat ve cemaat yurtları alternatif konumunu alıyor. Devlet yurtlarında kemikleştirilmeye çalışılan baskıcı uygulamalar ise cemaat yurtlarında ahlak ilkeleri olarak konulmakta, türlü baskı ve kuralcı uygulamalarla gericiliğin, özellikle kadın üzerindeki egemenliğini de örneğin kız yurtlarında giriş saatleri akşam 6’ya kadar çekilebilmesiyle açıkça göstermektedir. AKP hükümeti ise bu ülkenin üretken, aydın, ilerici üniversitelilerine devlet eliyle gericileştirmenin nasıl olacağını, bu zihniyetle işbirliği içinde olarak kanıtlamıştır.

Üniversitelilerin barınma talepleri var

YURT-KUR sahip olduğu yurtların koşullarını iyileştirmek, yurtları bütün yönlerden nitelikli hale getirmek ve insanca yaşam koşullarını bu ülkenin üniversitelilerine sağlamak zorundadır. Kapasite sorunu derhal giderilmeli, yeni yurtlar yapılana kadar kira yardımı, fatura yardımı gibi geçici çözümlerle üniversitelilerin mağduriyeti giderilmelidir. Üniversite bünyesinde barınma merkezleri kurulmalı, inisiyatif öğrencilerin kalabilecekleri bölgelerdeki emlakçılara ve ev sahiplerine bırakılmamalıdır.

Yurtlardaki faşist çetelerin önüne geçilmeli, baskıcı uygulamalara son verilmelidir. Yurt yönetiminde demokratik bir işleyişin gelmesi, üniversitelilerin de söz ve karar haklarının olması sağlanmalıdır.

Kirli ilişkilerle yok edilen barınma hakkına sahip çıkan yine üniversiteliler olacaktır. Nitelikli yurtlarda insanca yaşama hakkının üniversitelilerin elinden alınamayacağını ve bunun takipçisi olanların varlığını bir kez daha hatırlatıyoruz. Öğrenci Kolektifleri barınma hakkının sonuna kadar savunucusu olacaktır.

Çok okunanlar

Haberler

Kocaeli Üniversitesi gazetecilik öğrencileri: ”Haber metinleri ideolojiktir”

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü öğrencileri “baskılar karşısında ne yapabiliriz” paneli gerçekleştirerek alternatif mücadele yöntemlerinin çeşitlendirilmesi gerekliliğini tartıştı Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencileri Sağlık Emekçileri Sendikası’nda düzenlenen Devamı

Haberler

AKP’liler şikayet etti, muhalif akademisyene soruşturma açıldı

Tecavüz yasasına karşı çıkan, IŞİD’in karşıtı sözler söyleyen, muhalif oldukları için tutuklanan gazetecileri savunan akademisyene, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörlüğü soruşturma açtı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde Felsefe Bölümü’nde “Sosyoloji’ye Giriş- Devamı