İzmir depremine halk bakışı: 15 günlük değerlendirme raporu


30 Ekim’de gerçekleşen İzmir Depreminden sonra alanlarda halkla olmaya devam edenler olarak gözlemlerimizi derledik. Halkla dayanışmamızı anlatırken İzmir’in deprem sonrası 15 gününü aktarmaya çalıştık. Her alanda olduğu gibi şimdi de çadır ve enkaz alanlarında olmaya, halkla dayanışmaya devam edeceğiz.

30 Ekim Cuma günü saat 14.51’de gerçekleşen İzmir Depremi’nde şu ana kadar 116 kişi hayatını kaybetti, 1000’in üzerinde insan yaralandı. Çok sayıda kamu binası, işyeri ve ev kullanılamaz duruma geldi. Hasar tespiti yapılarak çok sayıda binaya yıkım kararı verildi. Bir o kadar da bina deprem sırasında yıkıldı.
Depremin şiddetini Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı 6,6, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü 6,9, ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi 7,0 ve Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi 7,0 olarak açıkladı.


Aradaki bu fark ise kurumların depremin büyüklüğünün ölçümüyle ilgili farklı bir değeri baz alıyor olmasından kaynaklandığı belirtildi. Kandilli Rasathanesi farklı yöntemlerin kullanılma nedenini ise, “Belirli bir yöntem belirli bir büyüklük aralığında ve belirli bir uzaklıktaki depremler için geçerliyken, daha büyük veya daha uzak depremler için daha farklı yöntemler kullanmak gerekir. Hatta bu farklı yöntemleri aynı depreme uyguladığı takdirde, farklı değerler elde etme olasılığı da vardır. Ancak en güvenli olanı, o büyüklük ve uzaklık için en uygun olan yöntemin verdiği sonuçtur” olarak açıklama yaptı.
Ardından İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ziyadin Çakır “Bu depremin büyüklüğü 6.6 değil 7.0 ve İzmir Depremi değil Sisam Adası Depremidir. Depremlerin büyüklüğünün en doğru tespiti o depremin yarattığı sismik dalgaların dünyanın farklı noktalarında kaydedilmesiyle, ölçülmesiyle en doğru tespit edilir. Dolayısıyla Türkiye’deki cihazlara dayalı yapılan ölçümler, büyüklük ölçümleri çok büyük hatalar içerir. Onun için Avrupa’nın veya Amerika’nın yapmış olduğu hesaplara güvenmek gerekir.” Açıklamasını yaptı.


Afet Bölgesi nedir? İzmir neden afet bölgesi ilan edilmelidir?

Afet bölgesi deprem, toprak kayması, sel, yangın, kaya düşmesi ve çığ gibi olayların görüldüğü ve her an gerçekleşebileceği yerlere denir.


Bir yerin afet bölgesi ilan edilebilmesi için; Hane sayısının 100’den az olan yerlerde konutların 1/10’nun, nüfusu 50.000’den az olan il ve ilçelerde en az 50 binanın, nüfusu 15.000’den fazla olan il ve ilçelerin mahalle teşkil eden kesimlerinde en az 10 binanın yıkılması veya onarımı mümkün olmayacak derecede ağır hasar görmesi, afet nedeniyle ölü ve ağır yaralı insanların bulunması gerekmektedir.

Afet bölgesinde;
Bütün sağlık hizmetleri, o bölgedeki herkese ücretsiz verilir. Devlet hastanelerinin yanı sıra, askeri hastanelerde ve özel hastanelerde bulunan hastalara da ücretsiz bakılır.

Bölgedeki yurttaşlar, devletin ilgili birimleri tarafından bilgilendirilir ve bilinçlendirilir.

Kamu personellerine düzenli bir şekilde yolluk, harcırah, avans ödenir.
Bölgedeki her bir ailenin ve her bir bireyin psikolojik ve sosyolojik tedavisi için sosyal hizmet uzmanları ve psikologlar görevlendirilir.

Tüm maddi kayıplar devlet tarafından ödenir. Binaların yıktırılması ya da boşaltılması gereken hallerde bu durum mal sahibine bildirilir. (Mal sahibinin bu karara üç gün içinde itiraz etme hakkı bulunabilir.)
Bütün binalar ve yapılar için ayrı ayrı hasar tespit raporu düzenlenir. Hazırlanan hasar tespit raporlarına 30 günlük itiraz hakkı bulunur. Hasar görmüş binaların tamiri yapılıncaya kadar içine girilmesine izin verilmez. Evleri yıkılmış veya zarar görmüş yurttaşlara yeni ev tahsis edilir. Esnaflar için bütün bankalarda faizsiz kredi imkanı sağlanır.

Bu rapor, depremin yaşandığı 30/10/2020 tarihinden itibaren alanlarda halkla olmaya devam edenler olarak gözlemlerimizi, halka yaşatılanları ve halkla dayanışmayı derlediğimiz İzmir’in 15 gününü içermektedir. Adaletsizliğinden ranta, talandan hırsızlığa, hukuksuzluktan ayrımcılığa ve daha niceleri ile her günü afet olan bu memlekette bizler, sermaye için halkı katledip doğal afet tanımına sığınanların hesabını soracağız. Her alanda olduğu gibi şimdi de çadır ve enkaz alanlarında olmaya halkla dayanışmaya devam edeceğiz.

30 Ekim 2020

Depremin yaşandığı gün kurtarma ekipleri, hazırlıksız olmanın ve yaşanan trafik sıkışıklığının da etkisiyle enkaz alanlarına ulaşmada yaklaşık iki saatlik bir gecikme gösterdi. Depremin ardından, Bayraklı’da bulunan çoğumuzun kolonları kesilerek 9 kişinin hayatını kaybetmesine yol açtığı BİM enkazı olarak bildiği Yılmaz Erbek Apartmanı ve diğer hasarlı binalar çevresindeydik.

Hasarlı binalar ve yıkılma tehlikesi altında olan bina sakinleri ilerleyen saatlerde evlerinden tahliye edildi.

Pandemi koşullarında halkın ücretsiz ulaşması gereken maske ihtiyacını dahi sağlayamayan devlet, depremin ilk gününde de bu gereksinimi sağlamada geç kaldı.

Çadır kurulması planlanan alanlar hakkında halkı bilgilendirme belediye çalışanları tarafından saat 18:00 civarında yapıldı.

Bizler saat 21:00’a kadar Bayraklı ve Bornova çevresinde çadır kurulması planlanan alanlara gittiğimizde herhangi bir çalışmanın başlamadığını fakat halkın bu alanlara yardım götürmeye çalıştığını gözlemledik.

21:30 civarında çadır kurulum alanı olarak belirlenen Aşık Veysel Rekreasyon Alanına gittiğimizde AFAD Koordinatöründen, AFAD’ın bu alanda 360 çadır kurmayı planladığını ve halkı çevredeki ağır hasarlı binalardan tahliye edilenlere öncelik vererek çadırlara yerleştireceği bilgisini aldık. AFAD’ın kurulacak alan için yeterli çadır getirdiği fakat bu çadırların kurulumu için gereken kişi sayısının az olduğunu saptadık. AFAD’ın bu eksikliğinden kaynaklı sabah saat 06:00’a kadar halkla dayanışmayla çadır kurulumu devam etti. Bu süreç içerisinde 2020 Bütçesi 953.370.910 TL olan AFAD, battaniye adı altında kişi başı 1 adet verdiği ince polarları dağıttı. Yatak olarak dağıtılan minderlerin ve polarların halka ulaşımındaki eksiklik saat 04:30 civarına kadar devam etti.

31 Ekim 2020

Başlangıçta liseliler ve üniversiteliler olarak dayanışmayı büyütmek için genel ihtiyaç listesi hazırladık. Başta enkaz ve ağır hasarlı yapıların çevresi olmak üzere Emrah Apartmanı, Yılmaz Erbek Apartmanı, Buca Stadı, Buca Hipodrom, Çamdibi Atatürk Parkı’nda ve bulunduğumuz alan olan Aşık Veysel Rekreasyon alanında da çadır çadır dolaşarak gün boyu durum ve ihtiyaç tespiti yapmaya ve dayanışmayı büyütmeye devam ettik. Gece Yılmaz Erbek Apartmanı’nda kurtarılmayı bekleyen insan dışı hayvanların bulunduğu bilgisine ulaşınca apartman çevresine gidip kurtarma ekibi ile görüşmelere başladık.

Deprem sonrası ilk günde çadır alanlarında bulunan halkın en büyük eksikliğinin gece ısınma ihtiyaçlarının karşılanamaması ve dağıtılan polarların yetersiz kalması olduğunu gördük. Ertesi gün, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay alana gelip yeteri kadar battaniye ile mutfak ve uyku setlerinin bölgeye sevk edildiğine dair açıklama yaptı.


1 Kasım 2020


Aşık Veysel Rekreasyon alanına gönüllüler ve halk tarafından belirlediğimiz ihtiyaçları temin ettik. Lise ve üniversite öğrencilerinden oluşan gruplar arasında iş bölümleri yaptık ve Aşık Veysel Rekreasyon alanında bulunanlar çadırları dolaşıp ihtiyaç listesi oluşturmaya ve bu doğrultuda da dayanışmaya devam ettik. Sahada olan gönüllüler tarafından ihtiyaç tespitleri yapıldı. En temel ihtiyaçların battaniye, ped, iç çamaşırı, çocuk bezi ve maması, dezenfektan, maske olduğunu belirledik. Muammer Aksoy, Şehit Hakan Ünal Parkı ve 75. Yıl Parkı’nda yapılan gözlemler sonucu bu alanda halkın ihtiyaçlarının karşılanmadığını öğrendik. Hayvanlar için mama temin edip ihtiyaç bölgelerine dağıtımlarını yaptık. Çamdibi – Atatürk Parkı gözlemi sonucu hazırlanan liste halka ulaştırıldı. Zeki Müren Parkı’nda sağlık desteği eksiği ve talebi olduğunu saptamamız sonucu, sağlık emekçisi arkadaşımız ile sağlık desteği sağlayıp halkla birebir ilişki kurulduk. Aşık Veysel Parkı’nda bulunan Menemen Belediyesi’nin çadırındaki görevlilerle konuşup oradaki psikiyatristlere danışarak çocuklarla kurulacak iletişim hakkında bilgi aldık. Muammer Aksoy Parkı’na gittiğimizde bu alanda 6 ailenin bireysel çadır kurduğu fakat AFAD ya da herhangi bir belediye kurumunun çadır kurulumu, gıda dağıtımı ve seyyar tuvalet desteği sağlamadığını, burada yaşayanların temel taleplerinin bunlar olduğunu gördük. AFAD ve belediye ile iletişime geçtiğimizde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Muammer Aksoy Parkı’nın belirli bir çevresinde ağır hasarlı bina bulunmayıp enkaz bölgesi sınırlarında olmaması ve büyükşehir belediyesi kısıtlılıklarından ötürü parkın bulunduğu yere çadır tedarik edilemeyeceği orada bulunanların diğer toplanma alanlarına erişebileceği bilgisine ulaştık. Bu bilgiyi ilettiğimizde ailelerden iki kişi çevre apartmanlarda kapıcı olduğunu ve başka alana gidemeyeceklerini söylediler. İlerleyen günlerde de sürecin takipçisi olmaya devam ettik.

2 Kasım 2020

Sabaha Aşık Veysel Rekreasyon alanındaki insan dışı hayvanları besleyerek başladık. Aynı alanda bulunan liseli ve üniversiteliler gönüllülerimizle çadırları gezip ihtiyaçları temin ettik. Muammer Ersoy Parkı’nda kurulan iletişimler doğrultusunda Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’ndan hazırlanan yardım
kitlerini halka ilettik. Sahada olan gözlemler sonucu Emrah Apartmanı’ndaki enkaz çalışmalarının tamamlandığı bilgisine ulaştık. Deve Güreşi toplanma alanına çadırların kurulduğu, depremzedelerin ertesi gün yerleştirileceği, çadırların Kızılay’a teslim edileceği bilgisine eriştik.

Yıl Parkı’ndaki halkın ihtiyaçlarını belirlemek için anket soruları hazırladık. Bilal Çakırcalı Parkı, Bayraklı Paten Pisti, Zeki Müren Parkı’na giden arkadaşlarımız tarafından ihtiyaçlar dayanışmayla karşılandı.
Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’na getirilen ihtiyaçları kategorize ettik.
İhtiyaçların, yerleşik hayat ihtiyaçları(tarak, şampuan, havlu, tırnak makası vb.) olarak değiştiğini gözlemledik. Çamaşır yıkama ve kurutma alanlarının kullanışlı olmaması, halkın giyeceklerini yıkayamaması nedeniyle özellikle iç çamaşırı ihtiyacının fazla olduğunu belirledik. Bu süreç içerisinde alanları gezerken belediye ya da Kızılay gibi kurumlarla konuştuğumuzda onların, halkın ihtiyaçlarını karşılamada bürokrasi engeline takıldıklarını gözlemledik. Bulunduğu alanda bir talebi olan depremzedeye talep ettiği ihtiyacın ulaşması, kurumun bu talebi oluşturması, yardımları topladığı alandan getirtmesi gibi nedenlerden doğru oldukça zaman alıyordu ve ihtiyaçlar anlık karşılanamıyordu.

3 Kasım 2020

Aşık Veysel Rekreasyon alanındaki standımıza güvenlik şubeden 6-7 kişilik bir ekip müdahalede bulundu. AFAD’ın toplanma alanlarında herhangi bir kurum, kuruluşun bulunmasına izin vermeyeceği söylendi. Arkadaşlarımız “yaptığınız işler de sizin kadar boş, standınızı dağıtırız” gibi kışkırtıcı ve suçlayıcı söylemlerle taciz edildi.
Alanda bulunan her kurum için önlüklü dağıtımın yasaklandığı polis tarafından bizlere söylendi fakat gün içerisinde alanda özellikle cemaatçi, tarikat uzantısı, iktidara yakın olan sözde kurumların önlüklü bir şekilde, herhangi bir tacize uğramadan hatta kendilerine stantlar verilerek dağıtım yaptığını gözlemledik. Ardından yanımıza gelen AFAD yetkilileri ile görüştük ve standın kalabileceği bilgisini verdiler. AFAD diğer kurumların da alandan kaldırılacağını doğrulamasına rağmen bunun için koordine bir işleyiş sergilememekteydi.
Aşık Veysel Rekreasyon çadırlarına kayıtlı olmasına rağmen çadır kartı verilmeyen arkadaşımızın kartı bulunmaması bahanesiyle alana girişi engellenmeye çalışıldı.
Bizlerin dayanışması koordine ve aralıksız devam etti. 75. Yıl Parkı’na eksikleri gün içerisinde ulaştırdık. Aşık Veysel Rekreasyon alanında gruplar oluşturarak sırasıyla Deve Güreşi Alanı, Bayraklı Paten Pisti, Şehit Hakan Ünal Parkı, Yunus Emre Parkı, Zeki Müren Parkı, Mansuroğlu Parkı, Eceliler Parkı, Barış Sitesi, Seyhankent Sitesi’ne gittik. Aşık Veysel Rekreasyon alanında kalanlar da eksikleri hazırlayıp, alanlara ulaştırılmasını sağladık. Şehit Ünsal Parkı gözlemleri sonucu, ihtiyaçların halk tarafından karşılandığı ve bunları dağıtmada koordinasyon eksikliğinin mevcut olduğunu öğrendik. 75. Yıl Parkı’nda bulunan arkadaşlarımız tarafından depremzedelerle iletişim sağlandı. Alanlarda insan dışı hayvanların beslenmesini ve barınmasını gözetmeye devam ettik.

4 Kasım 2020

Sabaha doğru Rıza Bey Apartmanı’ndaki enkaz çalışmaları takip edildi. Sonrasında Deve Güreşi Alanı’nda 370 çadır kurulmasının planlandığı, hiçbir alanda olmayan veterinerlik çadırının bu alanda oluşturulduğu tespit edildi. Öğlene doğru polis Aşık Veysel Rekreasyon alanındaki standa, Kızılay ve AFAD harici herhangi bir kurumun dağıtım sağlamayacağı ve kayıt tespitin sağlanmadığı gibi sözde gerekçeler sunarak müdahale etti. Bunlar yaşanırken cemaatçi, tarikatçı, iktidara yakın sözde kurumların alanlarda devlet desteğiyle yer edinmeye devam ettiğini gözlemledik. Dayanışmayla topladığımız eşyaların 75.Yıl Parkı’na taşınmasından sonra Aşık Veysel Rekreasyon alanında bulunan çadıra gelen AFAD koordinatörü, iki saatlik bir etkinlik yapılacağı sebebiyle zorla çadıra kayıt oluşturma sürecimizi engelledi. Halkın ulaşımı AFAD Koordinatörü’nün bir telefonuyla iptal ettirilen çadır, Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edildi. KADEM iş birliği ile Milli Eğitim Bakanlığı alanda çocuk etkinliği gerçekleştirdi. AFAD koordinatörü ve belediye çalışanlarının birbirlerine suçlayıcı ithamlarda bulunmaları doğrultusunda alandaki koordinasyonsuzluğa bir kez daha şahit olduk.75.Yıl Parkı’ndaki arkadaşlarımız sayesinde eksiklikler tespit edilip çadırlara iletildi. Liseli ve üniversiteli öğrenciler olarak dezenfektan dağıtımı yaptık. Türk Hemşireler Derneği birliğiyle alandaki çocuk etkinliğine dahil olduk.

5 Kasım 2020

Yıl Parkı’nda liseli ve üniversiteli öğrenciler olarak buluştuk. Bir grubumuz bu alanda kalarak eksik listelerini oluşturup dağıtımı gerçekleştirdi. Diğer arkadaşlarımız da Tınaztepe Galen Hastanesi, Barış Sitesi, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı, Bornova Stadı, Zeki Müren Parkı, Masal Parkı, Bilal Çakırcı Parkı ve Şehit Hakan Ünal Parkı’na gözlem yapabilmek, ihtiyaçları saptamak, halkla iletişim kurmak amacıyla dağıldık. Gözlem sonucu eksiklikler 75.Yıl Parkı’nda bulunan arkadaşlarımıza iletildi ve tüm bu alanlardaki ihtiyaçlar dayanışmayla giderildi. Barış Sitesi’ne giden arkadaşlarımız, alanda 9 binanın bulunduğunu, bunlardan 3 tanesinin yıkıldığını ve 18 kişinin sağ olarak kurtulduğunu fakat 17 can kaybının olduğunu öğrendi.

6 Kasım 2020

Yıl Parkı’nda buluşup bölgedeki çadırları gezerek dayanışmaya devam ettik. Liseliler ve üniversiteliler olarak Emekçi Kadınlar Parkı, Ahmet Taner Kışlalı Parkı, Bornova Stadı, Tınaztepe Galen Hastanesi alanlarında ihtiyaçlar, talepler ve yaşananlar ile ilgili gözlem yapmaya devam ettik. Gözlem sonucu listelenen eksikler dayanışmayla tamamlandı.
Ege Üniversitesi’ndeki çadır kentin kapatıldığını ve depremzedelerin Bornova Stadı ve diğer toplanma alanlarına dağıtıldığı bilgisine ulaştık.
Pandemi süreci devam ederken, yaşanan afet sonrası çadır kurulan alanlarda çadırların dip dibe olması ve fiziksel mesafe, maske kullanımı gibi zorunlulukların devlet tarafından güvence altına alınmaması ile birlikte daha en başından beri belirti istemeksizin ücretsiz olması gereken koronavirüs testi bazı çadır alanlarında ücretsiz bir şekilde yapılmaya başlandı.

7 Kasım 2020

Sabah erken saatlerde Bayraklı Adalet Mahallesi Cumhuriyet Sitesi dolaylarında yapılan gözlem sonucu yıkım başlatılmadan önce halka değerli ve kişisel eşyalarını almaları için 15 dakika tanındığı bilgisini edindik. Sonrasında Barış Sitesi gözleminde de çadır alanı ve yardım stantlarının kaldırıldığı bilgisine ulaştık. 75. Yıl Parkı’ndaki dayanışma standındaki arkadaşlarımız polis tarafından sözlü tacize maruz bırakılmış, valiliğin emri olduğunu söyleyen polisler bu emrin gerekçesinin hijyen ve pandemi koşulları olduğunu söylemiştir. Sözde kararın yazılı olduğu herhangi bir belge gösterilmeden 9 arkadaşımız, biri İZSU çalışanı olmak üzere, hukuksuzca darp ve ters kelepçe ile gözaltına alındı. Kolluk kuvvetlerinin sözde valilik iznine dayanan bu kararını bizlere göstermeyip, usulsüz saldırı gerçekleştirmesi sonucu valilik kararının “Çadır alanlarındaki tüm STK’ların 09/11/2020 pazartesi gününe kadar stantlarını boşaltması” yönünde olduğu öğrenildi. Yani kararın başladığı tarihten 2 gün önce kendi istedikleri anda ve kendi yarattıkları sebeplerle halkı gözaltına alabilme hakkı verilen kolluk kuvvetlerinin gözaltına aldığı 3’ü üniversiteli 9 arkadaşımız akşamüzeri serbest bırakıldı.

8 Kasım 2020

Lise ve üniversite öğrencilerin ile beraber süreci değerlendirip daha sonrası hakkında yapılacaklar hakkında önerilerde bulunduk. Bunun doğrultusunda bir kaç fikirde karar kıldık. Öncelikle bu süreçte TTB, TPD, SES ile iletişim dahilinde belli bilgilendirme temelli konuşmalar yapılabileceğini ele aldık. Bu gelişen süreçte medyada oluşturulmaya çalışılan algıların dışında gerçeklerin ortaya döküleceği bir video oluşturmaya karar verdik. Videonun tetikleyici herhangi bir görüntü içermemesi, herhangi bir reklam amacı gütmemesi, alanlardaki halkla görüşerek objektif bir bakış açısıyla ve tamamen gönüllü motivasyonla oluşması amacıyla sorular belirledik. Üniversite ve lise öğrencileri video içeriği için Aşık Veysel Rekreasyon Alanı, Bornova Stadı, 75. Yıl Parkı’na dağıldı. 75. Yıl Parkı’nda gözaltına alınan gönüllülere halkın destek verici konuşmaları dayanışmanın büyüdüğünü hissettirdi.

9 Kasım 2020

Güne üniversite ve lise öğrencileri ile beraber saha gözlemleri yaparak başladık. İstanbul, Ankara ve Trabzon’dan gelen üniversite öğrencileriyle sırasıyla 75. Yıl Parkı, Emrah Apartmanı, Rıza Bey Apartmanı, Öğretmenevi yanı, Barış Manço Parkı, Murat Aslantürk Parkı yani Bayraklı enkaz ve çadır alanlarını gezdik. Bir grup gönüllü Aşık Veysel Rekreasyon Alanı ve 75.Yıl Parkı’na depremzedelerle röportaj yapmak için ulaştı. Alan gözlemleri sonucunda Manavkuyu Parkı’nda gerçekleşecek olan yıkımların öncesinde halktan alınan bilgiye göre eşya taşınması için nakliye işlemleri halk tarafından karşılanmakta olup başvurular dahilinde evin hasar durumuna göre devlet tarafından karşılanacağı bilgisine ulaştık. Ardından Hasar Tespit çalışanları ile görüştüğümüzde onlardan, nakliye firmalarıyla gidilecek yer, bina ve daire sayısına göre devletin anlaşma yaptığı ve nakliyeye halkın ödeme yapmadığına dair bilgi aldık. Bu süreçte de halkın doğru bilgi alma kanalları şeffaf ve açık değildi.
75.Yıl Parkı’ndaki depremzedelerin güvenlik tedbirlerinden ötürü Tınaztepe Galen Hastanesi çevresine taşınacaklarını öğrendik. Barış Manço ve 75. Yıl Parkı’nda belediye kontrolünde olan çadırların AFAD’ın kontrolüne geçeceği bilgisine ulaştık.

10 Kasım 2020

Murat Kurum tarafından taşınma, kira ve yardım kapsamında 11 milyon TL ödendiği Bayraklı’daki 1000 kapasiteli konteyner kentin yanı sıra Bornova Ege Üniversitesi kampüsü içerisinde de 312 konteynerlik kentin yapımına başlandığı bilgisine ulaştık. Folkart Towers’ın yanındaki 46 bin 300 metrekarelik alanda 21 metrekarelik 1000 konteyner kurulacağı ve yapımının en geç 23 Kasım’da biteceği bilgisi temin edildi.

11 Kasım 2020

Gönüllerle ile birlikte Tınaztepe Galen Hastanesi arkasındaki toplanma alanına gidip 76 çadırın kurulu olmakta olup 176 kişinin barındığı öğrendik. Belediye, AFAD ve Kızılay’ın gıda yardımlarının kabul edildiği bilgisine ulaştık. İlk 10 günlük süreci halk ağzından duyurmak için hazırlanan video Youtube ve sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıldı. Çadır alanlarında da alansızlaştırılan kadınlar için Kadın Çalışmaları ile ilgilenen Büyükşehir Belediye çalışanları ile Kadın Dayanışma Ekiplerinin oluşturulması için görüşmeler yaptık. Kadınlar için kişisel ihtiyaçlar, kadın sağlığı, psikolojik destek, sosyal ve güvenli alan yaratma ile ilgili görüşmeleri sürdürdük.

12 Kasım 2020

75.Yıl Parkı’nda kalan kadınlara yönelik, gönüllü hemşire eşliğinde Kadın Sağlığı atölyesi gerçekleştirdik. Atolyede toplanma alanlarında yaşanan veya yaşanabilecek sağlık sorunları değerlendirilip bu sağlık sorunlarına yönelik çözümler konusunda kadınlar bilgilendirildi. Barış Sitesi enkaz çalışmalarının tamamlandığı Adalet ve Cumhuriyet Sitesindeki yıkımları devam ettiği bilgisine ulaştık.

Alanlarda tarikatçı, gerici zihniyetle çocuklara etkinlik yaratmaya çalışanlara karşı ilerici, akılcı eğitimler yapmamız gerektiğini konuşup bu sürecin başlangıç etkinliğini “Çocuklar için Covid-19 Eğitimi” olarak belirledik. Ertesi gün için bu etkinliği yapabileceğimiz alanları kararlaştırdık.

13 Kasım 2020

Gönüllü hemşire eşliğinde, Barış Manço Parkı ve Şehit Hakan Ünal Parkı’nda çocuklara Covid-19 Eğitimi verildi. Yaş gruplarına yönelik yapılan bu etkinlikte koronavirüs resmedilip, virüsün bulaşıcılığına dair oyunlar oynandı. Aynı gün gönüllülerimiz ile saha gözlemlerine devam ettik. Rıza Bey Apartmanı hizası, Folkart arkasında kalan alanda yıkım kararı olan binaya, içerisinde mahsur kalan insan dışı hayvan olma ihtimaliyle ilgili görüşmeye gittik. Herhangi bir hayvanın bina içerisinde bulunmadığı teyit edildi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un 1/11/2020 tarihinde yaptığı “Bir hafta 10 gün içerisinde hasar tespit çalışmalarımızı tamamlayacağız. Öncelikli alanlardan başlayacağız. Öncelikli alanlarımız enkaz bölgeleri ve enkaz bölgelerinin etrafındaki yapılar.” açıklamasına rağmen halen hasar tespiti yapılmayan, ya da hasar tespiti değişen ve bu nedenle de hasar tespit çalışmalarına güvenmeyen insanlarla karşılaşmaya devam ettik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir