Üniversiteli Gazetesi’nin şubat sayısı çıktı: Geçinemeyenler yönetilemezler!

Üniversitelilerin kolektif emeğiyle hazırlanan Üniversiteli Gazetesi’nin 59. sayısı “Geçinemeyenler yönetilemezler!” manşetiyle çıktı Gazetenin konu başlıkları şöyle: Köşe yazılarında; İstanbul Üniversitesi’nden Cihan Çiçek, “Tez-antitez, sonuç patates” başlığıyla ülke gündemini değerlendirerek yerel seçim sürecinde ortaya çıkan tabloyu aktarıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Emir Can Yıldırım, “Okumak için çalışmak istemiyoruz!” başlığıyla ekonomik krizin üniversitelilere yansımalarını ve okumak için çalışmak zorunda olma sorununu değiniyor. Yeditepe devamı▶

1968 Fransa Futbol Federasyonu İşgali: ”Futbol futbolcularındır!” – Sedat Çakmak* (Üniversiteli Gazetesi)

Batı Avrupa’nın en kötü muameleye maruz kalan futbolcuları olan Fransız futbolcularının dertleri vardı. Futbolun oyunculardan ve taraftarlardan koptuğunu ve kâra hizmet ettiğini beyan edip bu durumun düzeltilmesi gerektiğini ifade ediyorlardı. Bu taleplerle greve başlayan Fontaine ve arkadaşları 1968 Mayıs’ında Fransa Futbol Federasyonu’nu işgale giriştiler 1968 baharı Fransa ve tüm bir kıta için başka bir dünyanın mümkün olduğunu anlatan bir zaman devamı▶

Tahakküm yok, direniş var! – Dicle Özdoğru* (Üniversiteli Gazetesi)

25 Kasım’ın ardından üzerine konuşulması ve altının çizilmesi gereken bir tamlama hafızalara kazınıyor: “Kadın direnişi”. Peki neydi bu 25 Kasım’ı diğerlerinden farklı kılan direniş? 24 Haziran seçimleriyle beraber ülkeye hâkim olan “yaprak kımıldamayan” atmosfer irili ufaklı işçi direnişleriyle ve gençliğin hareketleriyle biraz olsun dağılırken, kadın hareketi karanlığı yırtan bir güneş gibi ufuktan yükseldi. Kadınlar isyan ateşini yaktı, yürüdü ve barikatları devamı▶

O yeşil kapitalizm imkansızdır – Pınar Usta* (Üniversiteli Gazetesi)

19.ve 20.yüzyıla “toplumsal sorunlar” damgasını vurmuştur. 21.yüzyıla ekososyal sorunların hâkim olacağını savunan Tanuro, sadece kapitalizmi reddeden bir solun bu soruna ismine layık bir çözüm getirebileceğini düşünüyor. Bunun için öncelikle ekolojistlerin anti-kapitalist, anti-kapitalistlerin de ekolojist bakış açısına ikna edilmeleri gerektiğini düşünüyor “Olası tek özgürlük, sosyal insanın, ortak üreticilerin doğayla karşılıklı ilişkilerini akılcı bir tarzla düzenlemeleri ve doğanın kör gücüne yenilmeden onu devamı▶

Feminist atölyede buluşuyor Birlikte güçleniyoruz! – Büşra Coşkun* (Üniversiteli Gazetesi)

Zihinlerde Virginia Woolf’un ‘Kendine Ait Bir Oda’ kitabındaki şu cümle yankılanıyor: “… Çünkü kadınlar milyonlarca yıl boyunca evlerin içinde oturdu şimdi ise bu duvarlar onların yaratıcı güçleri tarafından delinmiştir.” Her sene olduğu gibi bu sene de 25 Kasım Kadına Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü, dünyada ve Türkiye’de tüm baskılara ve engellemelere rağmen kadınların harikalar yarattığı, coşkunun ve dayanışmanın birçok renkte fotoğraflara devamı▶

Doğadan bilime: Biyomimikri – Göksel Mutlu* (Üniversiteli Gazetesi)

Bir şeyleri tasarlamaya başlarken, çoğu zaman bir şeylerden ilham alırız. Yaptığımız tasarıma göre bu ilham kaynağı değişebilir. 8 milyar yıllık bir zaman dilimi içerisinde karşılaşılan zorluklarla mücadelede çoğu zaman ilham alınan yer doğa olmuştur. Yüzyıllardır doğanın düzeni kusursuz bir şekilde işlemektedir. Bu kusursuzluk ortaya çıkan her türlü problemin kendi içinde çözülmesini sağlamaktan geçmektedir. Doğa kendi içinde bu başarıyı yakaladıysa onu devamı▶

Neoliberal akademideki çoğunluk iktidara şirinlikten neden hicap duymaz? – Barış Akademisyeni Dr. Ali Ekber Doğan (Üniversiteli Gazetesi)

Azınlıkta kalsa da pes etmeyip, dişiyle tırnağıyla insan ve doğa yararına araştırmalar yapan, kurslar yürüten akademisyenlerin çoğu KHK’lerle tırpanlandı. Şimdi buralarda üniversiter değerleri taşıyacak yegâne güç olarak, anti-kapitalist devrimci öğrenciler kaldı Türkiye’de demokrasi tarihi gibi akademinin tarihi de boyun eğdirme amaçlı tasfiyeler ve ona direnenlerin tarihi olarak şekillendi. Boyun eğdirme faaliyetinin ürünlerinin sergilendiği tiyatrolar/temsillerse bu tarihin içindeki utanç anları olarak devamı▶

Yurt çıkmazı: KYK, TÜRGEV, TÜGVA, ENSAR – Adem Erol* (Üniversiteli Gazetesi)

AKP, memleketi gericilik batağına çekmeye devam ediyor. Bunu tam anlamıyla gerçekleştirebilmesi için üniversiteyi hizaya getirmek zorunda olduğunu bilen AKP, üniversiteye dair birçok hamle denemekten geri durmuyor. Meseleye öğrenci yurtlarını da dahil ediyor. İlk önce ardı arkası kesilmeyen piyasacı hamleleriyle üniversitelileri cemaat yurtlarına mecbur bıraktılar. Tarikat yurtlarının tek başlarına gerçekleştiremedikleri gerici dönüşümü, başında bizzat Bilal Erdoğan’ın olduğu TÜGVA ve TÜRGEV gibi devamı▶

Kantinlerde soygun var! – Seçil Yağmur Muti* (Üniversiteli Gazetesi)

Üniversiteler, 1990’larda başlayan neo-liberalizm rüzgarlarıyla mahiyeti değişmiş, sermayedarlar için birer pazar haline gelmeye başlamış ve niteliklerinden arındırılmıştır. Piyasaya açılan üniversitelerde sermayeye her zaman öncelik verilmesi, öğrencilerin ise müşteri konumuna getirilmesinin temelleri bu dönemde atılmıştır. Eğitimin tamamen paralılaşmasının, bilginin metalaşmasının ve diplomanın işlevini yitirmesinin yanında yaşam standartlarımızın da en düşük seviyeye inmesi ve en temel haklarımızın gasp edilmesi ile fatura bize devamı▶

En özeli henüz özelleştirmedikleridir – Umut Yıldız* (Üniversiteli Gazetesi)

Üniversiteler, 1990’larda başlayan neo-liberalizm rüzgarlarıyla mahiyeti değişmiş, sermayedarlar için birer pazar haline gelmeye başlamış ve niteliklerinden arındırılmıştır. Piyasaya açılan üniversitelerde sermayeye her zaman öncelik verilmesi, öğrencilerin ise müşteri konumuna getirilmesinin temelleri bu dönemde atılmıştır. Eğitimin tamamen paralılaşmasının, bilginin metalaşmasının ve diplomanın işlevini yitirmesinin yanında yaşam standartlarımızın da en düşük seviyeye inmesi ve en temel haklarımızın gasp edilmesi ile fatura bize devamı▶

1 2