1968 Fransa Futbol Federasyonu İşgali: ”Futbol futbolcularındır!” – Sedat Çakmak* (Üniversiteli Gazetesi)

Batı Avrupa’nın en kötü muameleye maruz kalan futbolcuları olan Fransız futbolcularının dertleri vardı. Futbolun oyunculardan ve taraftarlardan koptuğunu ve kâra hizmet ettiğini beyan edip bu durumun düzeltilmesi gerektiğini ifade ediyorlardı. Bu taleplerle greve başlayan Fontaine ve arkadaşları 1968 Mayıs’ında Fransa Futbol Federasyonu’nu işgale giriştiler

1968 baharı Fransa ve tüm bir kıta için başka bir dünyanın mümkün olduğunu anlatan bir zaman dilimiydi. Milyonlarca işçi greve gitmiş, öğrenciler üniversiteleri işgal etmiş, Fransa cumhurbaşkanı ülkeden kaçmış ve Fransa devrimin eşiğine gelmişti.

Öncelikle 1968’deki isyanın nasıl ortaya çıktığına değinelim. Daha sonrasında asıl konumuza gelelim. İsyan 68 Mayıs’ında bir öğrenci hareketi olarak başladı. Üniversite öğrencileri, yeni kurulan ve Fransa yükseköğrenimine yeni bir soluk getirmesi beklenen üniversitelerin beklentileri kesinlikle karşılayamadığını görünce direnişe geçtiler. 2 Mayıs’ta Nanterre, 3 Mayıs’ta Sorbonne, sonra da diğer üniversitelerin öğrencileri boykota katıldılar.

6 Mayıs günü Paris’te 20.000 öğrencinin katıldığı yürüyüşe polis saldırınca, barikatlar kurulmaya başlandı. Polisin bu baskısı üzerine lise öğrencileri de üniversitelilere katıldılar. 10 Mayıs’ta düzenlenen büyük yürüyüş polis saldırısıyla karşılaşınca, Paris sokaklarında sabaha dek süren çatışmalar yaşandı. Polisin bu sert ve ölçüsüz tutumu karşısında işçi sınıfı öğrencilere katılmaya başladı.

Tüm toplumsal kesimler bir şekilde sokaktayken bu dalgadan futbol emekçilerinin de etkilenmemesi olanaksızdı. 22 Mayıs 1968’de 9 milyon işçinin katıldığı devasa bir grev örgütlendi. Bu grev dünya işçi hareketlerinin o güne kadar gördüğü en yüksek katılımlı grevdi. Bu greve Fransa tarihinin gelmiş geçmiş en büyük golcülerinden, Dünya Kupası’nda altı maçta kaydettiği on üç gollük rekoru bugüne kadar kırılamayan Just Fontaine’in kurduğu Fransa Ulusal Profesyonel Futbolcular Sendikası da katılmıştı.

Batı Avrupa’nın en kötü muameleye maruz kalan futbolcuları olan Fransız futbolcularının dertleri vardı. Sömürülmek istemiyorlardı. Kendilerinin sahada verdiği mücadele üzerinden başkalarının para kazanmasını istemiyorlardı. Futbolun oyunculardan ve taraftarlardan koptuğunu ve kâra hizmet ettiğini beyan edip bu durumun düzeltilmesi gerektiğini ifade ediyorlardı. Bu taleplerle greve başlayan Fontaine ve arkadaşları 1968 Mayıs’ında Fransa Futbol Federasyonu’nu işgale giriştiler.

Paris Lena Meydanı’nda bulunan Fransa Futbol Federasyonu binasını işgal eden futbolcular binanın tepesine kızıl bayrak diktiler ve aşağıdaki bildiriyi yayınladılar:

“Bugün, tıpkı kendi fabrikalarını işgal eden işçiler ya da fakülte binalarını işgal eden öğrenciler gibi, Paris bölgesindeki muhtelif kulüplere mensup futbolcular olarak bizler de Fransız Futbol Federasyonu genel merkezini işgal etmeye karar verdik. Neden?

Amacımız, 600.000 Fransız futbolcuya ve onların dostlarına, onlara ait olan şeyi, futbolu geri vermek. Derdimiz, federasyonun başındaki piskoposların futbolculardan ve futbol dostlarından çalıp, spor dünyasının vurguncularının bencil çıkarlarına peşkeş çektikleri futbolu tekrar gerçek sahiplerinin kılmak.

(…) Artık, icra ettiğiniz sporun niteliğini muhafaza etmek ve aşağıdaki üç talebi yerine getirmek, siz futbolcuların, antrenörlerin, küçük kulüp yöneticilerinin, sayısız futbol taraftarının, öğrencilerin ve işçilerin eylemine bağlı:

1. (…) Futboldan kâr elde edenlerin ve futbolcuları horgörenlerin (600.000 futbolcunun kontrolündeki bir referandum aracılığıyla) derhal defedilmesi.

2. Futbolun, futboldaki çürümenin aslî sebebi olan patronların elindeki paranın vesayetinden kurtarılması.

3. Federasyon’un başındaki piskoposların asla dillendirmedikleri, devletin tüm diğer sporlarla birlikte futbola da eş ölçüde teşvik sağlaması.

Artık futbol sizindir; bu amaçla hepinizi tez elden, D’lena Bulvarı No: 60, Paris adresindeki Federasyon binasına çağırıyoruz; burası artık sizin evinizdir. Birleşik gücümüzle bu eylemi gerçekleştiren bizler, bir kez daha futbolu her zamanki gibi neşenin sporu kılacak, tüm işçilerin inşa etmeye başladıkları yarının dünyasına ait bir spor hâline getireceğiz. Herkes d’Lena Bulvarı No: 60’a!”

O dönemde, Miroir des Sports dışında daha çok sağ eğilimli olan spor basını bu olayı pek önemsemese de federasyon binasının balkonuna ”Futbol futbolcularındır” yazılı pankart asan futbolcuların bu eylemi ülke çapında ve futbol camiasında büyük ses getirdi. Altı gün süren bu direniş futbolcular lehine büyük kazanımlar getirdi.

1969’da Fransa Ulusal Profesyonel Futbolcular Sendikası ile Fransa Futbol Federasyonu arasında bir sözleşme imzalandı. Sonuç olarak sezon kısaltıldı, sözleşme rejimi değiştirildi, oyuncuların elini kolunu bağlayan ve büyük kulüpleri küçük kulüplere karşı avantajlı kılan uygulamalar kaldırıldı. Oyuncunun bütün kariyeri boyunca aynı kulübe ait olduğu modern kölelik biçimi aşıldı. 1968 Federasyon İşgali’yle kazanılan hakların birçoğundan bugün tüm dünyadaki, hatta Türkiye’deki futbolcular da yararlanmaktadır.

*Ankara Üniversitesi Öğrenci Kolektifi

Çok okunanlar

No Picture
Haberler

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde faşist saldırı

Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde 1 Mayıs’ta onurlu ve bağımsız bir üniversite için Taksim’e çağrı yapan üniversitelilere okul dışından gelen 50 kadar faşist saldırdı. Dün 1 Mayıs çağrısı için kampüse Devamı

No Picture
Haberler

ODTÜ’de “özgürlük günleri” başlıyor

ODTÜ’de öğrenci toplulukları üniversitede yaşanan ve son zamanlarda şiddetini artıran sansür ve baskı uygulamalarına karşı “özgürlük günleri” düzenliyor. Üniversitede demokratik ve özgürlükçü bir yapının var olmasını engelleyen saldırılara karşı özgürlük Devamı

No Picture
Haberler

Gençlik: “İstanbul’u IMF’ye dar edeceğiz”

Bugün, (2 Ekim) üniversite öğrencileri polisin tüm engellemelerine rağmen Beyazıt Meydanı’ndan Dolmabahçe’yekadar uzanan IMF karşıtı bir eylem gerçekleştirdi. İstanbul Üniversitesi (İ.Ü.) Fen-Edebiyat Fakültesi’nde ve Merkez Kampus’ta toplanan üniversiteliler saat 13:30’da Devamı