Nerede o eski mahalleler? Çukur’da mı? – Onur Çahaloğlu* (Üniversiteli Gazetesi)

Yazıya başlarken şunları belirtmek isterim ki dizinin sanatsal boyutuna çok fazla takılı kalmadan, şu anda yayında olan dizilerin de ortak sorunu olan bazı konuları değerlendirip toplumda bıraktığı etkiyi ve sonuçlarını ele almak için yazıyorum.

Samimi, biraz bizden olan halktan kopuk olmayan ya da bizim öyle sandığımız televizyon dizileri her zaman hoşumuza gitmiştir. Ne kadar bizden bir şeyler varsa o kadar çok izleriz o dizileri. Çukur’un sokağını, sokak kültürünü, mahalle aralarında koşan çocuklarını gördük. Samimiyetini sokaktan alıyor tıpkı bir duvarda “Sokakta kirlenenler sokağı kirletmezler!” yazısında olduğu gibi. Bize çekici gelen de buydu. Çukur’u, Çukur yapan; bu kadar geniş kitlelere izleten ve en önemlisi gençlerin bu kadar ilgi gösterip, izlemesinin nedeni, dizide bize sunulan ve yaratılmaya çalışılan mahalle kültüründen başka bir şey değildir. Tabi bunların yanında iyi oyuncular ve iyi bir hikâyeye sahip olan dizi; görüntü ve müzikleriyle de akılda kalan ve ilgi çeken bir dizi oldu. Tabi tüm bunların yanı sıra sokak kültürünü, mahalle kültürünü tam anlamıyla bize yansıtıyor mu? Bu da bir tartışma konusudur. Diziyle alakalı söyleyeceğim iyi yapılmış işler ve olumlu yönler bu kadar. Asıl ele almak istediğim, bu kadar çok izlenen artık insanların hayatına girmiş olan dizinin göze batmayan ya da artık toplumun alıştığı, yozlaşmış olayları nasıl anlattığı.

İçerik olarak son zamanlarda televizyonda yayınlanan dizilerden çok farklı olmayan, kavganın şiddetin, erkek şiddetinin eksik olmadığı; silahların kullanıldığı, kan akıtılan klasik racon dizisidir. Çukur’un diğer televizyon dizilerine göre bir iki gömlek daha kaliteli ve toplumun yoğun ilgisini çekmiş bir dizi olduğu her yerde konuşuluyor. Özellikle de bu dizinin içindeki mahalle kültürü insanları ekran başına itmektedir. Fakat erkek oyuncularının birer mafya tiplemesi olarak yüceltildiği dizi, kirletilmiş bir mahalle kültürünü bize göstermektedir. Bir de dizinin asıl sıkıntısı mafyatik meselelerdir. Uyuşturucu satan, insan öldüren, rant için insanları kullanan “kötü mafyalar”, bir de bunun yanında silah alıp satan bunun ticaretini yapan sözüm ona “iyi mafyalar” olmasıdır. Gerçek yaşantımızda silaha şiddete kan dökmeye karşıyken Çukur’daki iyi mafyayı sevmemiz ise kendimizle çeliştiğimizin en açık ifadesidir.

Dizinin ikinci sezonu yayınlanmaya başladı. Geçen bölümden kalan birçok şey değişmiş. Ne mahalle ne de insanlar eski gibi. Yalnız değişmeyen şeyler de var; uyuşturucu ve silah ticareti gibi. Şaşırmadık, alıştık! Son olarak televizyon dizileri için bir genelleme yapacak olursak; sıraladığım sorular sadece Çukur’da değil, çekilen birçok dizi ve filmde mevcuttur. Uyuşturucu ticareti, silah, kan, erkek şiddeti, racon, homofobi vb. artık birçok senaryonun vazgeçilmezidir. Örneğin geçtiğimiz sezon yayına girer girmez fazlasıyla tartışılan “Sen Anlat Karadeniz” adlı dizi, kadın düşmanlığının ve erkek şiddetin tipik bir ifadesidir. Aynı şekilde artık her kanalın muhakkak bol silahlı, savaş unsurlarıyla donatılmış, kahraman karakterlerin bulunduğu dizileri var. Tam olarak burada, bu saydığımız örneklerin palazlandığı günümüzde bir diziye dair yazdığımız eleştirilerin altını doldurmakta fayda var. Televizyon dizileri kişilere, davranışsal ve zihinsel etkiler yaratarak çeşitli konularda model sunmaktadır. Aynı zamanda demagoji aracı olarak da şekillenen diziler; iktidarın savaş politikalarından doğru ölmeye/öldürmeye özendirmekten, kadın düşmanı politikalarından doğru da nasıl bir erkek olması gerektiğine dair oluşturulacak bilincin altyapısını yapmaktadır. Bu nedenle toplumun farklı kesimlerinden birçok insanın özellikle de gençlerin izlediği Çukur dizisine aksiyon-macera gözünün dışında da bakmak gerekmektedir. Bakalım hayatımızın içine böylesine girmeyi başarabilmiş Çukur’da daha neler olacak ve gençliğin severek takip ettiği diziler bizlere neler gösterecek?

*Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğrenci Kolektifi

Çok okunanlar

Haberler

Eskişehir’de üniversiteliler Küba Devrimi atölyesinde buluştu

Eskişehir’de üniversiteliler Dünya Devrimler Tarihi Atölyesi kapsamında Küba Devrimi atölyesinde buluştu       Eskişehir’de Öğrenci Kolektifleri’nin çağrısıyla üniversiteliler Dünya Devrimler Tarihi Atölyesi kapsamında Küba Devrimini tartıştı. Etkinlik sendika.org editörü Devamı